Tüp Bebek

Tüp Bebek Ankara

Tüp Bebek Nedir?

Tüp Bebek, kısaca özetlemek gerekirse doğal fiziksel şartlarda gebeliğe ulaşamayan çiftlerin yumurtalık ve spermlerinin insan vücuduna yakın laboratuar ortamında uzman müdahalesi ile bir araya getirilmesi ve yumurtanın döllenmesinin sağlanması işlemidir.

Bu uygulamada annenin kendisine ait yumurtası ve babanın kendi spermi doğal halleriyle döllenmeye dahil edildiğinden tüp bebek yöntemi son derece doğal bir yumurtlama şeklidir. Eskiden çiftler uygulama sırasında üreme hücrelerinin doğal yapılarında değişiklik olduğuna inandıklarından bu uygulamaya soğuk bakmaktaydı. Ancak zaman içerisinde bu yanlış bilgi ve inancın değiştirilmesiyle en çok tercih edilen ve son derece başarılı sonuçlar veren bir üreme yöntemine dönüştü.

Bu yöntemde anne adayının normal şartlar altında yeterli olgunluğa ulaşamayan yumurtaları çeşitli uyarıcı ilaçlar yardımıyla uyarılır ve olgunlaşmaları sağlanır. Babanınsa normal şartlar altında dölleyebilme yeteneğine sahip olmayan sperm hücreleri çeşitli kimyasal yıkama yöntemleriyle artırılıp hareketlendirilerek dölleyebilme yeteneği kazanması sağlanır ve böylece gebeliği sağlayacak olan fiziksel ve kimyasal şartlar sağlanmış olur. Burada tek yumurta içine tek sperm yerleştirilerek işlem yapılır. Daha sonra vücut dışında bir araya getirilen yumurta ve sperm hücreleri bir süre bekletilerek ya da direkt mikroenjeksiyon yöntemiyle döllendirilerek embriyo oluşumu sağlanır. Daha sonra bu embriyolardan normal olanlar bir katater yardımıyla anne rahmine yerleştirilir ve gebeliğin doğal bir şekilde gelişimi ve kontrolü yapılır.

Tüp Bebek Tedavisi Nedir?

Tüp bebek tedavisi, normal olarak gebelik şansı olmayan ya da çok az olan çiftlerde gebelik şansını arttıran bir tedavi yöntemidir. Dünyada ilk tüp bebek 1978 yılında İngiltere’de dünyaya gelmiştir. Türkiye’de ise ilk 1989 yılında Ege üniversitesinde ilk tüp bebek doğumu gerçekleşmiştir. Günümüzde çok sayıda çift bu yöntem ile çocuk sahibi olabilmektedir. Basit olarak tüp bebek işlemi, kadından alınan yumurtanın (oosit), erkekten alınan sperm ile laboratuvar ortamında dölleyerek embriyo gelişimi sağlayıp, sonrasında embriyoyu kadın rahmine yerleştirme işlemidir. Bu işlem tecrübeli bir ekip ve uygun laboratuvar ortamında yapıldığı zaman başarı şansı artar.

Tüp Bebek

Tüp Bebek (IVF) kimlere yapılır?

12 ay süreyle düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebelik sağlanmadığı taktirde çift infertil olarak kabul edilir ve ileri tetkikler yapılmalıdır.

Yapılan bu tetkikler sonucunda

  • Erkekten alınan semen örneğinin normal yollarla gebelik sağlanması için yeterli sayı ve morfolojide sperm olmaması
  • Kadın yaşı düşük olmasına rağmen, yapılan tetkikler sonucunda yumurtalık rezervinin azaldığının belirlenmesi
  • İleri kadın yaşı (38 yaş ve üstü) ve 6 ay korunmasız devamlı cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmaması
  • Endometriozis’in yumurtalık-tüp ilişkisinin bozulmasına sebep olması
  • Yumurtlama fonksiyonunda bozukluk
  • Kadınlarda fallop tüplerinin tıkalı olması

Tüm tetkiklerin sonucu normal olmasına rağmen sebebi açıklanamayan infertilite görülmesi hallerinde çiftlerde tüp bebek uygulamasına geçilir.

Tüp bebek tedavisi öncesi yapılması gerekenler

  • Anne adayının daha önceden geçirmiş olduğu genital bölge rahatsızlıklarını tedaviye başlamadan önce mutlaka doktoruna bildirmesi gerekir. Ayrıca mevcut hastalıkları konusunda da doktorun bilgilendirilmesinde fayda vardır.
  • Kronik bir rahatsızlıktan dolayı devamlı olarak kullanılması gereken ilaç durumunda doktorun bilgilendirilmesi gerekir.
  • Karın bölgesi egzersizlerine tedavi ile birlikte ara verilmesi gerekir.
  • Asitli ve kafeinli içeceklerden günde en fazla iki bardak içilmesi ve mümkünse hiç içilmemesi önerilmektedir.
  • Taze meyve ve sebze ağırlıklı beslenmeye özen gösterilmesi gerekir. Ayrıca ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişlerden sık sık tüketilmelidir.
  • Baba adaylarının tedaviye başlamadan en az 3 ay önce aşırı sıcak ortamlarda bulunmaması gerekir. Bunun nedeni ise, sperm üretiminin ve kalitesinin ciddi boyutta etkilenmesidir.
  • Tüp bebektedavisine başlamadan 2 ay önce ateşli bir hastalık geçirilmiş ise mutlaka ı konu hakkında doktorun bilgilendirilmesi gerekir.
  • Genital organda iltihap sorunu ya da herhangi bir rahatsızlık söz konusu ise, yine bu konuda doktorun bilgilendirilmesi gerekir.
  • Devamlı olarak kullanılması gereken ilaç durumu varsa, tedavi öncesinde mutlaka doktorun bilgilendirilmesi gerekir.
  • Genital uçuk ile alakalı bir enfeksiyon geçmişi varsa, bu konunun doktora bildirilmesi gerekir.
  • Tedaviye başlamadan 3 ay önce spor ve egzersiz programlarının bırakılması gerekir.
  • Tedaviye başlamadan 3 ay önce sigara ve alkol kullanımı kesinlikle bırakılmalıdır.
  • Vücudu saran sıkı iç çamaşırları yerine pamuklu, rahat ve bol iç çamaşırlarının tercih edilmesi gerekir.

Tüp Bebek Fiyatları

Tüp bebek tedavisi günümüzde bebek sahibi olamamış çiftler için umut ışığı olarak görülmektedir. Normal yolları ve diğer yardımcı üreme yöntemlerini kullanmalarına rağmen gebelik elde edememiş ve çocuk özlemlerine son verememiş olan herkesin bu tedaviyi yaptırmaya olanakları yetmelidir. Bu açıdan hem tüp bebek merkezleri, hem de devlet bu konuda çiftlere yardımcı olacak fiyat politikaları ve destekler sunmaktadır. Bu konuda sağlık güvencesi olan çiftler bağlı olduğu sağlık kurumunda belli oranda destek görmekte, ilaç maliyetlerinin % 80 ini geri almaktadır. Bu onlar için büyük bir avantajdır. SGK rapor kapsamı dışında kalan çiftler içinde Centrum Tüp Bebek Merkezi olarak fiyat politikamızda küçük değişiklikler yaparak bizi tercih eden çiftlerimizi destekliyoruz.

Çiftlerin çocuk özlemine son vermeleri için tüp bebek tedavisine karar verme aşamasında, en önemli adım bu tedavinin fiyatlarıdır. Bu tedavi için merkezlerde uygulanan fiyatlar birbirine göre farklılık gösterir. Bunun bazı sebepleri bulunmaktadır. Çiftlerin hem manevi olarak, hem de maddi olarak bu uygulamalara hazırlıklı olması gerekir.

Günümüzde gençler çocuk sahibi olma isteklerini gerek kariyerleri için, gerekse başka sebeplerle ertelemektedir. Bu durum tüp bebek tedavisine olan talebi giderek artırmaktadır. Çünkü yaşın ilerlemesi özellikle kadınlarda gebeliğin oluşmasını olumsuz yönden etkilemektedir. Tüp bebek fiyatlarını belirleyen etkenler çiftlerin bu tedaviye başlamasına katkıda bulunabilir.

Tüp bebek, normal olarak gebelik şansı olmayan ya da çok az olan çiftlerde gebelik şansını arttıran bir tedavi yöntemidir. Dünyada ilk tüp bebek 1978 yılında İngiltere’de dünyaya gelmiştir. Türkiye’de ise ilk 1989 yılında Ege üniversitesinde ilk tüp bebek doğumu gerçekleşmiştir. Günümüzde çok sayıda çift bu yöntem ile çocuk sahibi olabilmektedir. Basit olarak tüp bebek işlemi, kadından alınan yumurtanın (oosit), erkekten alınan sperm ile laboratuvar ortamında dölleyerek embriyo gelişimi sağlayıp, sonrasında embriyoyu kadın rahmine yerleştirme işlemidir. Bu işlem tecrübeli bir ekip ve uygun laboratuvar ortamında yapıldığı zaman başarı şansı artar.

Modern Tüp Bebek Tedavisi

Tüp Bebek nasıl yapılır?

İlk olarak çiftin kısırlık sorunları tespit edilmelidir. Bunun için ise gerekli araştırma ve muayeneler yapılmaktadır. Genel olarak, “yumurtalık rezervi” nin bazı testlere tabii tutulması sayesinde, kadının yumurtalık rezervleri değerlendirilmektedir. Bu amaçla 3. gün FSH ve AMH kan testlerini ve antral folikül sayılarını kullanılabilir. Bu testler, yumurtalıkların ilaçlara ne kadar iyi cevap vereceğini tahmin etmeye yardımcı olmaktadır.

Anne adayının yumurtalıkları uyarıldığında gelişen folikül sayısı, yumurta alımında (aspirasyon veya alım) elde ettiğimiz yumurta sayısı ile ilişkilidir. Alınan yumurta sayısı, IVF başarı oranları ile korelasyon gösterir. Kadın, yumurtalıklarda birden fazla follikül geliştirmek için enjekte edilen ilaçlarla uyarılır. Her folikül mikroskopik bir yumurta içerir.

Bu enjeksiyonlar yaklaşık 8-10 günlük folikül ve yumurta büyümesini ve gelişimini harekete geçirmeye devam eder. Yumurtalıklardaki folliküllerin (yumurta içeren yapılar) gelişimini izlemek için her 1-3 günde bir kan ve ultrason testi yapılır.  Yumurta geliştirme işlemine devam edebilmek için olgunlaşmış en az 3 folikül elde edilmelidir. Normal bir FSH ve normal antral folikül sayısı olan 40’ın altındaki kadınların yaklaşık% 90-95’i en azından bu minimum sayıda follikül geliştirecektir. Eğer bu çok sayıda olgun follikül stimülasyon sürecinden elde edilemiyorsa, döngüyü “iptal eder” (tüp bebek tedavisi iptal edilir). İptal etme kriterleri IVF merkezleri arasında değişebilir.

Kadının foliküllerinin yeterli bir miktarı olgunlaştığında, yumurtaları folliküllerden çıkarmak için transvaginal ultrason kılavuzluğunda bir yumurta alma (yumurta aspirasyonu) işlemi yapılır.  Yumurtalar daha sonra eşinin spermiyle laboratuarda döllenir. Sperm (veya yumurta) kalitesizse, döllenmeye yardımcı olmak için ICSI prosedürü kullanılabilir.

Embriyolar IVF laboratuarında 2-6 gün boyunca döllendirilebilir.

Embriyo transferi işlemi, embriyoların kadının rahmine yerleştirildiği ve canlı doğum ile sonuçlanacak şekilde umut verici bir şekilde gelişecekleri şekilde yapılır. Aktarılan rakamın ötesinde (yeterli kalitede) embriyolar varsa, birçok çift, gelecekteki bir döngüde kullanılmak üzere onları dondurmak (kriyoprezerve) saklamayı tercih eder. Embriyo kriyoprezervasyonu, “taze” döngü başarısız olursa başka bir bebeğe teşebbüs için kullanılabilir veya taze döngü başarılı olursa başka bir çocuğa sahip olma girişiminde bulunabilir.

Tüp Bebek Aşaması

Tüp Bebek Tedavisi başlangıç

Tüp bebek tedavisi, 5 aşamada gerçekleşir. Tüp bebek tedavisi başlamadan önce, ilk olarak tedaviden önce görüşme yapılarak, hastaya en uygun tedavi yöntemi belirlenir. Tüp bebek uygulaması planlanan çiftlerde, tedavinin başlangıcı kadının adet döneminin başladığı 2. yada 3. günü olur. Tedavinin başladığı ilk gün, kadına ultrason yapılır. Ultrason ile, yumurtalıklarda ve rahimde tedavinin başlamasına herhangi bir engel teşkil edecek bulgu teşhis edilmez ise, anne adayının kanında FHS ve östrojen seviyeleri kontrol edilir. Yapılan ultrason incelemeleri sonucunda, tedaviye başlamak için uygun olduğuna karar verildiği taktirde kadının yaşı, kısırlık sebebi, kan sonuçları ve yumurtalığın kapasitesine göre uygun olan tedavi yöntemi seçilerek, tüp bebek tedavisi için, yumurta oluşumunu sağlamak amacı ile hormon tedavisine başlanır. Kontrolü sağlanarak yapılan, over sitimulasyonu denilen bu dönem içerisinde, tedaviye yanıtı ve yumurta gelişimini değerlendirmek için belli aralıklar ile ultrason ve kan içinde ki hormonun kontrolü yapılır.

Yumurta gelişimi

Başvuran çiftlerin değerlendirilmesinden sonra yapılan ilk aşama, anne adayından yeterli sayıda ve kalitede yumurta hücresinin elde edilmesidir. Yumurta hücrelerinin gebelik için uygun hale getirilebilmesi için kısacası yumurta gelişimi amacı ile çeşitli hormonal ilaçlar ve iğneler kullanılarak, yumurtaların uyarılması sağlanır.

Bu aşama sayesinde daha çok yumurta ve dolayısıyla daha fazla embriyo elde edilerek, başarı şansı arttırılmaktadır. Kontrollü ovarian hiperstimülasyon farklı protokollerle uygulanabilir. Ancak genel olarak uygulanan protokol; adet kanamasının ikinci ya da üçüncü gününde bazal ultrason incelenmesi ve yumurta rezevlerinin değerlendirilmesinin ardından kan testleri ile östrojen hormonu tayinidir.

Başvuran her hasta için özellikle kadının yaşı, yumurta rezervleri ve kan hormon değerlerine göre uygun tüp bebek tedavi şekli belirlenerek, bu bilgiler doğrultusunda kişiye uygun ilaç dozajı verilmektedir. Yumurtalıkların uyarılması aşamasında hastanın kontrolü için belirli aralıklarda hastane de bulunması gerekir. Yapılan kontrollerde vajinal ultrasonografi aracılığıyla yumurta gelişimi, folikül sayısı ve büyüklüğü incelenir. Yumurtalardan beklenen davranış büyüklüğünün 16-20 mm çapına ulaşmasıdır.

Foliküller istenilen büyüklüğü oluştuktan sonra yumurtanın son olgunlaşma evresini tamamlayabilmesi için hCG yani yumurta çatlatma iğnesi yapılır. Bu aşama kişiye göre değişse de, genel olarak 12-16 gün arasında tamamlanmaktadır. Çatlatma iğnesinden 32- 36 saat sonra tedavinin 2. aşaması yumurta toplama işlemine geçilir.

Yumurta toplama

Tüp bebek tedavisinde,  yumurta toplama işlemi hastanın ağrı hissetmemesi için, sedasyon anestezisi olan uyku hali ile, transvajinal ultrasonografi ile beraber yapılır. Uygulanan bu işlem sırasında, foliküllerin içinde bulunan sıvı toplanarak, toplanan bu sıvının içinde yumurtanın var olup olmadığına bakıldıktan sonra, var olan yumurtalar toplanır. İlk toplama sırasında, folikül sıvısında herhangi bir yumurta bulunamadığı taktirde, özel bir sıvı ile folikül içi yıkanarak, folikül içinde kalmış olabilen yumurtalara ulaşılmaya çalışılır. 

Yumurta toplama işlemi ortalama 20 dakika veya 30 dakika gibi kısa bir süre içerisinde gerçekleştirilir. 10 mm’ nin üzerinde olan, bütün foliküllerin içerisinde bulunan folikül sıvıları, işlem anında toplanır ve toplandıktan sonra, işleme son verilir. İşlem sonrası hasta, ortalama 1 veya 2 saat kontrol altında tutulduktan sonra taburcu edilir. Bu adımlardan sonra ki aşamada ise, toplanan yumurtaların içinden olgun olanlar seçilerek, döllenmesi sağlanır. Ardından rahmin içine aktarılarak toplama işlemi tamamlanır.

Döllenme işlemi

MII oosit diye bilinen, olgun ve döllenebilme potansiyeli olan yumurtaların seçilmesinin ardından, yumurta toplandığı gün, hastanın eşinden alınan spermler ile, laboratuar ortamı içerisinde döllenme işlemi gerçekleştirilir. Döllenme işlemi, sperm ile yumurtanın bir araya getirilerek döllenmenin gerçekleşmesi beklenerek, klasik yöntem ile yapılır. közellikle asik yöntem dışında bazı durumlarda, döllenme oranını arttırabilmek adına, mikroenjeksiyon (ICSI- intracytoplasmic sperm injection) yöntemi ile yumurtanın içerisine direk spermin verilmesi yöntemi ile de yapılabilir. Döllenmiş olan yumurta, transfer edilebilecek duruma gelene kadar, özel kültür ortamında incelenir. Gelişimi gerçekleşen ve kaliteli olan embriyolar seçilerek rahim içine aktarılır.

Embriyo transferi

Embriyo transfer işlemi, anestezi ihtiyacı gerektirmeyen ağrısız olan bir işlemdir. Genel olarak abdominal ultrason ile beraber, ince bir kateter ile uygulanır. Uygulanacak olan işlemden önce, rahmin ağız kısmı, özel sıvılar ile temizlenir. Transfer işleminin tamamlanmasının ardından 1 veya 2 saat sonra, hasta taburcu edilir. Embriyo transferi ardından, hastanın kalan döllenmiş iyi kaliteli embriyosu varsa, bu embriyolar dondurularak saklanabilir.

Bekleme süreci

Embriyo transferi gerçekleştikten 15 gün sonra, anne adayına hamilelik testi yapılır. Bu 15 günlük zaman zarfı, çok sıkıntılı ve zorlu geçebilir. Anne adayı, kendisini bu zorlu geçecek döneme önceden hazırlamasında her zaman fayda sağlayacaktır. Bu duruma sebep olarak, uzun ve yıpratıcı bir tedavinin sonrasında, her zaman başarılı sonuç çıkmayabilmektedir. Bu yüzden bu duruma hazırlıklı olmak gerekir. Yapılan birçok araştırma sonucunda, en iyi başarı oranı 2. ile 3 denemelerde gerçekleştiği görülmektedir. Bu bekleme süreci içerisinde kendinizi meşgul edecek, kafanızı boşaltacak meşgaleler bularak rahat davranmalısınız. Aksi taktirde, yoğun stres altında hamile kalma ihtimaliniz, büyük oranda riske girer.

Tüp Bebek aşamaları kaç gün sürer?

İlk aşama: yaklaşık olarak bir gün sürer.

İkinci aşamaya: ortalama 15 gün kadar sürer.

Üçüncü aşama: yumurta toplama uygulaması yaklaşık olarak yarım saatte tamamlanır. Ardından ise 1 – 2 saat dinlenip, merkezden ayrılabilirsiniz. Bu sırada döllenme uygulaması gerçekleştirilir ve döllenen yumurtalar inkübatörde muhafaza edilir.

Dördüncü aşama: Yumurta toplama işleminden yaklaşık olarak 2-3 gün sonra yeniden tüp bebek merkezine gidilir. Çünkü embriyo rahim içerisine transfer aşaması gerçekleştirilir. Bu işlem 5-10 dakikada tamamlanır ve işlem ardından anne adayı 1-2 saat dinlenip evine gidebilir.

Sonrasında ise hamilelik testi yapılana kadar beklenir. Transferin yapılmasından 12 gün sonra hamilelik testi için merkeze gidilebilir. Ancak bu testi yaptırmak için merkeze gitmek gerekmez. Bulunduğunuz yerdeki herhangi bir sağlık kuruluşu da hamilelik testini yapabilir.

Tüp bebek neden yapılır?

Çiftlerin bir yıl boyunca düzenli olarak, korunmasız cinsel ilişkide bulunmasına rağmen, çocuk sahibi olamama durumuna kısırlık denir. Bu doğrultuda başvuran hastalara yapılan değerlendirme sonucunda uygun tedavi yöntemi belirlenirken, ciddi kısırlık vakalarında yardımcı üreme yöntemlerinden faydalanılır.

Tüp bebek tedavi yöntemleri aşağıdaki durumlarda uygulanmaktadır:

  • Fallop tüplerinin tıkalı olduğu saptanmış ya da cerrahi bir müdahale ile tüplerin alınmış olması durumunda
  • Açıklanamayan kısırlık vakalarında
  • Erkeğin üreme hücrelerinin yumurtayı dölleyebilecek kabiliyetinin olmadığı durumlarda ( sayı, şekil ve hareketlilik gibi )
  • Tedavisinin yapılmasına rağmen gebelik elde edememiş çikolata kisti hastalarına
  • Yumurtlama problemi olan, polikistik over sendromu olan hastalara
  • Doğuştan gelen, döllenmeyi engelleyecek anatomik bozukluk durumlarında
  • İmmünolojik kısırlık durumlarında
  • Yumurtlama ve aşılama tedavisinden olumlu sonuçlar elde edilemeyen hastalara tüp bebek tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Mikroenjeksiyon yöntemi hangi durumlarda yapılır?

  • Ciddi derecede sperm sayı ve hareket bozukluklarında
  • Sperm hücrelerine karşı antikor üretilmesi durumunda
  • Daha önceki tüp bebek tedavi yöntemlerinin başarısız olması
  • Boşalma durumunun olamaması ya da menide sperm olmaması durumunda; mikroTESE yöntemi ile testislerden sperm elde edilir
  • Sperm kanalarının doğuştan olmaması
  • Fibrozdan kaynaklanan epididimal sperm toplanamaması durumunda
  • Bilateral ejakulatuvar duktus obstrüksiyonu durumunda uygulanmaktadır.

Çiftlerin çocuk sahibi olmasını engelleyen durumlar nelerdir?

Çocuk sahibi olmayı engelleyen başlıca durumlar kadın ve erkeğe ait üreme hücrelerinin gebelik için yeterli bir kapasitede olmamasından kaynaklanır. Ancak üreme fonksiyonelliğinin yitirilmesine neden olan birçok etkili faktör bulunmaktadır. Kadınların doğurganlık özelliğini kısacası yumurta rezevlerini, etkileyen en yaygın sorun çikolata kistidir. Çikolata kisti, rahim içinde yer alan astar dokunun rahim dışında, karın içinde herhangi bir organa yerleşmesi sonucunda meydana gelir.

Rahim içini döşeyen astar doku endometrium tabakasıdır. Her ay düzenli olarak gerçekleşen adet kanamasını sağlayan endometrium tabakası, hormonların etkisi ile kalınlaşıp incelerek doku kalıntılarını bırakır ve rahimden gelen bir miktar kan ile birlikte dışarıya atılır. Ancak endometriumun rahim dışında konumlanması halinde, bu davranışa devam ederek çevre dokularda adezyonlara yani yapışıklığa neden olur. Özellikle yumurtalıklara ve fallop tüplerine yerleşmesi halinde, tıkanıklığa neden olarak kısırlık sorununa yol açabilir.

Kistik oluşumun yumurtalıklara yakın yerlerde meydana gelmesi ile salgıladığı bazı hormonal maddeler deformasyona neden olurken, yumurtalık fonksiyonlarına zarar vermektedir. Tüm bu olumsuz etkilerin yarattığı kalıcı hasarlar nedeni ile yumurtlama bozukluğunun ileri yaşlarda meydana gelmesi halinde, yumurta rezevlerinin azalmasına bağlı olarak çoğu zaman tüp bebek tedavilerinin başarısını da düşürmektedir. Bu nedenle hastalığın ileri boyuta ulaşmadan önce mutlaka tüp bebek tedavi yöntemlerine başvurulması önerilir.

Genetik hastalıklar, genital enfeksiyonlar, çevresel faktörler ve doğuştan gelen üreme sistemindeki anormallikler gibi birçok faktöre bağlı olarak döllenme gerçekleşmeyebilir. Ayrıca ileri yaş faktörü kadınların yumurta rezervlerini etkileyen en önemli unsurdur. Bu nedenle kadınlar, üreme çağındaki dönemler içerisinde çocuk sahibi olamıyor ise, vakit kaybetmeden bir uzmana danışmalı ve gerekli önlemleri almalıdır. Yumurta fonksiyonları tüp bebek tedavi başarısını etkileyen en önemli etkendir. Bunun yanı sıra cinsel yolla bulaşan hastalık öyküsüne sahip olan bireylerin de mutlaka bir uzmana danışması gerekmektedir.

Tüp Bebek ile ilgili Sıkça Sorulan Sorular

Tüp bebek işlemi fallop tüplerini atladığı için (başlangıçta fallop tüpleri tıkalı veya eksik olan kadınlar için geliştirilmiştir), fallop tüpüne sahip olanlar için endometriozis, erkek faktör infertilitesi (kısırlığı ve açıklanamayan durumlar için tercih edilen prosedürdür. Çift doğal yollarla çocuk sahibi olamıyorsa, tüp bebek tedavisine başvurulabilir.

Bazı araştırmalar, tüp bebek tedavisi ile dünyaya gelen çocuklarda genel popülasyona kıyasla (% 3-4’e karşı% 4-5) doğum kusurlarının daha yüksek bir insidansını önerirken, bu artışın IVF tedavisinin kendisi dışındaki faktörlere bağlı olması olasıdır. Genel popülasyondaki doğum kusurlarının oranının, büyük malformasyonlar için doğumların yaklaşık% 3’ü ve küçük kusurlar içerilirse% 6’sı olduğunu kabul etmek önemlidir.  Araştırmalar, IVF yani tüp bebek tedavisi ile dünyaya gelen çocukların akademik başarı yanı sıra davranışsal ve psikolojik sağlık açısından genel nüfusa paralel olduğunu ortaya koymaktadır.

Genel popülasyona kıyasla, hiç çocuk yapmamış kadınların yumurtalık kanseri riski biraz daha yüksek (oranın yaklaşık 1.6 katı). Bu kadınların çoğunun aynı zamanda doğurganlık ilaçları kullandığı düşünülürse, doğurganlık ilaçları ile bu kanser arasında bir bağlantı olabileceği hipotezi ileri sürülmüştür. Bu endişenin ilk ortaya çıktığı 1992 yılından beri birçok çalışma yapılmıştır. Hiçbiri doğurganlık ilaçları ile yüksek yumurtalık riski arasında veya IVF tedavisi ile yumurtalık kanseri riski arasında bir ilişki bulamamıştır.

Günlük enjeksiyon ihtimali çok yüksek olabilir. Enjeksiyon tüp bebek tedavisinin gerekli bir parçası olsa da, rahatsızlık ve stres en aza indirgemek için ilaç her hasta dikkatle bilgilendirilip desteklemektedir. Bir zamanlar kas içine enjekte edilmesi gereken ilaçların yerini cilt altındaki küçük bir enjeksiyon (subkutanöz) verilen ilaçlar aldı. Bu tür enjeksiyonlar çoğunlukla 10-12 günlük bir süre boyunca alınır ve ardından stimülasyon döngüsünün sonunda yumurtlamayı tetikleyen bir hormon hCG’nin bir intramüsküler enjeksiyonu yapılır. Daha önce sadece intramusküler formda mevcut olan hCG enjeksiyonu, intramüsküler enjeksiyonu önlemek isteyen hastalar için artık subkutanöz formda (Ovidrel) mevcuttur.

Ovidrel’deki hCG’nin rekombinant subkütanöz formu intramusküler hCG kadar uzun süre olmamasına rağmen, tüm göstergeler aynı şekilde etkilidir. Yumurta alındıktan sonra, embriyo transferi için uterusun astarını hazırlamak için hastalara bir progesteron hormonu takviyesi verilir. Çoğu hasta için, progesteron bir enjeksiyon yerine bir vajinal tablet veya vajinal fitil şeklinde alınabilir. Bu şekilde, enjeksiyon IVF siklusunun ikinci yarısında tamamen önlenebilir. Progesteron vajinal tabletleri ve fitillerin progesteron enjeksiyonları kadar etkili olduğu kanıtlanmıştır.

Anestezi yumurta alımı için kullanıldığından, hastalar işlem sırasında hiçbir şey hissetmez. Yumurta alımı küçük, uzun ince bir iğne ile donatılmış bir vajinal ultrason probunun vajinanın duvarından ve her yumurta içine geçtiği küçük bir ameliyattır. İğne her yumurta folikülünü delmekte ve yumuşak bir emme ile yumurtayı hafifçe çıkarmaktadır. Anestezi, yumurta alımı tamamlandıktan sonra hızla azalır. Hastalar yumurtalıklarda uygun ilaçlarla tedavi edilebilen küçük bir kramp hissediyor olabilirler.

İnfertilite genellikle bir yıl boyunca korunmasız cinsel ilişkiden sonra gebelik başarısızlığı olarak tanımlanır. Bir yıldan uzun bir süre için düşünmeye çalışıyorsanız, infertilite değerlendirmesini düşünmelisiniz. Bununla birlikte, 35 yaş ve üstü iseniz, potansiyel ihtiyaç duyulan tedaviyi geciktirmemek için bir yıl yerine yaklaşık altı aylık bir korunmasız cinsel ilişkiden sonra infertilite değerlendirmesine başlamalısınız.

Anovulasyon – Anovülasyon, ovülasyon eksikliği veya ovulasyon olmaması anlamına gelir. Yumurtlamadan bir yumurtanın salgılanması olan yumurtlama, hamileliği gerçekleştirmek için gerçekleşmelidir. Yumurtlama düzensiz ise, fakat tamamen yok değilse, buna oligovülasyon denir. Hem anovulasyon hem de oligovulasyon, yumurtalıklarda işlev bozukluğudur. Yumurtlama disfonksiyonu, infertil kadınların yaklaşık% 25’inde ortaya çıkan, kadınlarda infertilitede yaygın bir neden oluşturmaktadır.

Polikistik over sendromu (PCOS), kadınların% 5-10’unu etkileyen yaygın bir hormonal bozukluktur. Tüp bebek tedavisinde kadın kısırlığında en yaygın sebeplerin başında gelir.

Obezite derhal hipertansiyon, diyabet ve kalp hastalığı ile ilişkileri akla getirir. Ancak, çoğu insan obezite ile infertilite arasında bir ilişki olduğunu öğrenmekten şaşırırlar. 

Epidemiyolojik veriler, birincil infertilitenin% 6’sını obezitenin, daha da şaşırtıcı olduğunu, kadınlarda düşük vücut ağırlığının birincil infertilitenin% 6’sını oluşturduğunu teyit etmektedir. Bu nedenle, primer infertilitenin% 12’si, vücut ağırlığı saptanmış normlardan sapmalara bağlı olarak ortaya çıkar ve bu infertilite, vücut ağırlığını normal belirlenen sınırlar içine geri getirerek düzeltilebilir.

Vücut ağırlığı bozukluklarının sonucu olarak infertil olan kadınların% 70’inden fazlası, eğer kilo alma bozukluğu veya kilo verme diyeti ile düzeltildiyse, spontan olarak düşünebilirler.

Endometriozis yani çikolata genellikle uterusun iç kısmını çizen dokuların (endometriyum) uterusunuzun dışına çıktığı sıklıkla ağrılı bir hastalıktır. Endometriozis en sık yumurtalıklarınızı, bağırsaklarınızı veya pelvisinizi örten dokuyu içerir. Nadiren, endometrial doku pelvik bölgenizin ötesine yayılabilir. Bu sebeple de kısırlık oluşabilir. Tüp bebek tedavisine başvuran kadınların büyük bir kısmında çikolata kisti mevcuttur.

Rahimde oluşan miyomlar doğum sonrası yıllarda sıklıkla görülürler. Fibromyomlar, leyomiyomlar veya miyomlar olarak da adlandırılan uterin myomlar, artmış rahim kanseri riski ile ilişkili değildir ve neredeyse hiç kansere dönüşmez. Uterin boşluğun şeklini değiştiren (submuköz) veya dolaşımdaki (intrakaviter) fibroidler doğurganlığı yaklaşık %70 azaltır ve bu fibroidlerin çıkarılması doğurganlığı% 70 arttırır. Duvarda (intramural) olan, ancak boşluğun şeklini değiştirmeyen veya duvardan çıkıntı yapan (subserozal) diğer fibroid türleri, doğurganlığı azaltmaz ve bu tür miyomların çıkarılması doğurganlığı artırmaz . 

Normal laparoskopi veya ultrason yumurta alımının yumurtalıklara zarar verdiğini gösteren hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Aslında, tıbbi literatürdeki bazı raporlar, yumurtalık biyopsisini takiben, hamileliklerin kısırlık öyküsü olan çiftlerde meydana geldiğini önermektedir.

Hastadan hastaya değişiklik gösterir. Bazı hastalarda foliküllerin yarısı kadarında bir yumurta bulunmayabilir.

Evet, birden fazla embriyo transferi yapıldığında, IVF’li gebeliklerin% 25’i ikizlerdir. (Normal popülasyonda, oran, 80 doğumda bir grup ikizdir.) Üçüzler gebeliklerin yaklaşık% 2-3’ünde görülür. Ancak tüp bebek tedavisinde ve ülkemizde çoğul gebelik riskini engellemek için gerekli önlemler alınmıştır.

Tüp bebek tedavisinde anomali riski, normal gebeliklerde olduğu kadardır.

Her hasta için gereken süre değişse de genel olarak üç ila altı haftada tamamlanır. Doğurganlık ilaçları yumurtalıkları uyarmak için uygulanır. Daha sonra, ovülasyondan dört ila on gün önce, hasta ultrasonla ve hormon seviyeleri ile izlenir.

Kalan embriyoların bertaraf edilmesine ilişkin hastaların çeşitli seçenekleri olacaktır. Bir seçenek, daha sonraki kullanımınız için embriyoların dondurulmasıdır.

Düşük oranı, IVF için genel popülasyonda olduğu gibi yaklaşık aynıdır. Şayet anne adayının yaşı ileri ise düşük yapma oranları doğal olarak daha yüksektir. Gebelik testi, embriyo transferinden iki hafta sonra yapıldığından, gebeliğin çok erken evrelerinde spontan düşükler meydana gelebilir.

Bir kadın, yumurtaların tam bir tamamlayıcısı ile doğar. Normal bir yaşam süresince kullanılabileceklerden çok daha fazla yumurta vardır ve IVF prosedürleri ölçülebilir “düşürücü” etkilere sahip değildir.

Yumurtlama gününde sperm kalitesi genellikle 3 ay önce erkeğin bedeninde olanlarla alakalıdır. Bunun nedeni, sperm gelişiminin 3 ay sürmesi. Aşağıda, semen örneğinin mümkün olan en iyi kalitede olmasını sağlamak için kılavuz ilkeler verilmektedir. Tüp bebek tedavisinden önceki 3 ay içinde daha yüksek bir ateşin sperm kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir. Sperm sayısı ve motilitesi normal gözükebilir, ancak dölleme meydana gelmeyebilir. Tüp bebek tedavisi öncesinde ve sırasında alkol ve sigara kullanımını en düşük seviyede tutun. Tüm testosteron, DHEA ve Androstenedion / Androstanediol hormonu içeren takviyeleri kullanmaktan kaçının.

Evet. Şişmanlık, vücut kütle indeksi (BMI) 30 kg / m2’den daha büyük, aşırı kilolu ise 25-30 kg / m2 BMI olarak tanımlanmaktadır. (Vücut kitle indeksinizi buradan hesaplayın.) Obezite, infertilite dahil olmak üzere birçok tıbbi problemle bağlantılıdır. Obez ve aşırı kilolu kadınlarda infertilite öncelikli olarak ovulatuar disfonksiyona bağlıdır.

Folik asit, B9 olarak bilinen B vitamini grubundan bir vitamindir. Vücudumuzun, sağlıklı kırmızı kan hücreleri, noradrenalin ve serotonin (sinir sisteminin kimyasal maddeleri) üretmek için buna ihtiyacı var. DNA’nın (vücudun genetik materyali) sentezlenmesine yardımcı olur ve beyin omurilik sıvısının ana maddelerinden biridir.

Prekonsepsiyon döneminde, bir kadının hamile kalmasından hemen önce ve hemen sonrasında yeterli folik asit alımı, spina gibi nöral tüp kusurları (folat eksikliğinden kaynaklanan en önemli doğum kusurları) de dahil olmak üzere çeşitli doğuştan malformelere karşı korunmaya yardımcı olur bifida. Ayrıca konjenital kalp kusurları, yarık dudak, ekstremite defekti ve üriner sistem anomalileri riskini% 40 azaltır. Hamile kalmak isteyen her kadın günlük bir folik asidi takviyesi almalı ve sorunlu bebek riskini azaltmak için diyetinin folat bakımından zengin olması gerekir. Folik asit alımı gebeliğinin 1. trimesterinin sonuna kadar devam ettirilmelidir.

Danimarka’da 2009’da büyük bir epidemiyoloji çalışması yayınlandı, 35.000 yıl boyunca 54.000 kadın görev yapıyordu. Bu çalışma şunu belirtir: Doğurganlık ilaçlarının kullanımı ve yumurtalık kanseri riski arasında ikna edici bir ilişki bulunamadı. Ayrıca doğurganlık ilaçları ile kullanım döngüleri sayısı, takip süresi veya eşlik arasında bir ilişki bulunamamıştır.

Araştırmalar infertilite vakalarının% 40’ının kadın faktörlerden,% 40’ının erkek faktörlerden,% 20’sinin gerek bilinmeyen gerek nedenlerden kaynaklandığını göstermektedir.

İşlemden sonra meydana gelen lekelenme, yumurtanın alınmasından sonra yaygındır. Genellikle bu kanama, vajina duvarında iğne deliğine yerleştirilir.Bu sebeple de kısa sürede kendiliğinden bitecek hafif bir lekelenme olabilir.

Embriyo transferinde. Herhangi bir acı ya da ağrı söz konusu değildir.

Günün geri kalanında transferin ardından dinlenilmesi ancak rutin iş faaliyetleri ertesi gün yeniden başlatılabilir. Aşırı hiperstimülasyon riski artarsa, hiperstimülasyon giderilene kadar birkaç gün boyunca aktiviteyi azaltmanızı önerilir.

Tüp bebek tedavisinden sonra olası bir gebeliğin başlaması için 12 gün beklemek gerekmektedir. şayet gebelik oluşmuş ise, embriyo transferinden 12 gün sonra kanda yapılan gebelik testi ile tespit edilebilir.

Baba adayı yalnızca kısırlık sorunlarının tespitinin yapıldığı ilk aşamada ve sperm örneğinin verildiği aşamada merkeze gelse yeterli olacaktır.

Tüp bebek tedavisinde maliyetler her hastaya göre değişmektedir. Fiyatların her merkezde farklı olması ve her hastaya göre farklı olmasının birçok sebebi mevcuttur. Kısırlık sebepleri, merkezin başarı oranları, anne adayının yaşı, kullanılan ilaçlar ve kullanılan tüp bebek tedavi yöntemleri gibi birçok etken fiyatların değişmesine yol açmaktadır.

Daha çok bazı hastalar, tüp bebek tedavisine il dışından katıldığı için, araba yada uçakile seyahat etmek zorunda kalabilmektedir. Hamilelik gerçekleşinceye kadar ki süreç içerisinde, doktorunuz eğer bir sakınca belirtmemiş ise, uygulama dönemi boyunca yolculuk serbesttir. Hamilelik gerçekleştikten sonra, doktorunuz size bir süreliğine yolculuğu yasaklayabilir. Aynı zamanda, transfer işlemi gerçekleştikten sonra da, bir iki gün uzun yolculuğa çıkılmaması gerekir.

Sigara ile alkol, yalnızca tüp bebek için değil, normal yollar ile hamilelik planlayanlar da dahil bütün anne adaylarına az sayıda da olsa yasaktır. Eğer baba adayı sigara kullanıyor ise, kadının yanında içmemelidir. Anne adayı, sağlıklı beslenme kurallarına dikkat ederek, aynı zamanda doktoru tavsiye etmiş ise, vitamin ilaçlarını da alması gerekebilir.

Tüp bebek aşamaları gerçekleştiği sürece, cinsel ilişki yasaktır. İlk muayeneye gitmeden önce sperm testi yapılacağından dolayı, erkeğin ortalama 3 gün ilişkiye girmemiş olması (boşalmamış olması) gerekir. Hamilelik elde edildiği taktirde, bundan sonra hamilelik belirli bir aşamaya gelinceye kadar, hala cinsel ilişki yasağı devam eder. Hamilelik ortalama 2 ay ile 3 aylık olduğu zaman, doktor bir engel görmez ise, ilişki yasağını ortadan kalkar. Tüp bebek uygulaması ile elde edilen hamileliklerde doğum sürecine kadar, sürekli olarak cinsel ilişki yasağı uygulanmaz. Ancak gene de doktorunuza danışmadan, bu yasağı çiğnememeniz sizin yararınıza olacaktır.

Esasında tüp bebek tedavisinin belirli bir süresini vermek doğru değildir. Uygulanan her tedavi kişiye özgü olabilir. Hastalara uygulanan tedavi yöntemleri aynı değildir. Bu sebeple de bazı hastalar tüp bebek tedavi aşamalarının tamamından geçerken, bazı hastalar son aşamadan dahi tedaviye başlayabilir. Bu sebeple bir süre vermek yanıltıcı olabilir. Fakat yine de süre için fikir vermek gerekirse, tüp bebek tedavileri 10-15 gün arasında tamamlanabilen bir yardımcı üreme yöntemidir.  Tüp bebek tedavisinde hastanede yatılmasına gerek yoktur. Doktor tarafından belirlenen tedavi zamanlarda hastaneye gelip, muayene olup, ardından eve gitmek mümkündür.

Genellikle tüp bebek tedavisine başlayan adaylar, çalıştığı ya da tedaviye şehir dışından katıldığı için tedavinin ne kadar sürede tamamlanacağı önemli bir konudur. Erkek aday, süre konusunda daha serbest olabilir.  Çünkü yalnızca ilk muayene görüşmesinde ve döllenme aşamasında birer gün tüp bebek merkezinde olması yeterlidir. Anne adayı ise tedavinin her aşamasında bizzat bulunmalıdır. Anne adayının tüp bebek tedavisinin hiçbir aşamasında hastanede yatmasına gerek yoktur. Tüm tedavi yaklaşık bir ayda tamamlanır.

Çeşitli operasyonlar sebebiyle tüpleri alınan kadınlara tüp bebek yöntemi uygulamak mümkündür. Operasyonla tek tüpü alınmış bir kadının doğal yollarla çocuk sahibi olabilmesi de mümkündür.

Bir anne adayının ameliyatla her iki yumurtalığı alınmış ise tüp bebek tedavisi uygulanamamaktadır. Yumurta üretilemediği ve hormon üretimi yetersiz olduğu için çocuk sahibi olunması mümkün değildir.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı