fbpx

Blog

Endoskopik İşlemler

Laparoskopi Nedir?

Teşhis laparoskopisi olarak da bilinen laparoskopi, karın içindeki organları incelemek için kullanılan cerrahi bir tanı yöntemidir. Bu, düşük riskli, minimal invaziv bir prosedürdür. Sadece küçük kesiler yapılır. Laparoskopi, karın organlarına bakmak için laparoskop adı verilen bir alet kullanır. Laparoskop, yüksek yoğunluklu bir ışık ve önünde yüksek çözünürlüklü bir kamera bulunan uzun ince bir tüptür. Alet, karın duvarındaki bir kesiden sokulur. Harekete geçtiğinde, kamera görüntüleri bir video monitörüne gönderir. Laparoskopi, açık cerrahi olmadan doktorunuzun gerçek zamanlı olarak vücudunuzun içinde olmasını sağlar. Doktorunuz bu işlem sırasında biyopsi örnekleri de alabilir.

Laparoskopi neden uygulanır?

Laparoskopi genellikle karın veya pelvik ağrının kaynağını tanımlamak ve teşhis etmek için kullanılır. Genellikle, diğer noninvaziv yöntemler tanı konulamadığında yapılır. Çoğu durumda, karın sorunları aşağıdaki gibi görüntüleme teknikleriyle de teşhis edilebilir:

  • Vücudun görüntülerini oluşturmak için yüksek frekanslı ses dalgalarını kullanan ultrason
  • CT taraması, vücudun kesitsel görüntülerini çeken bir dizi özel X-ışınıdır
  • MRI ve radyo dalgalarını kullanarak vücudun görüntülerini üreten MRI

Laparoskopi, bu testler bir tanı için yeterli bilgi veya bilgi sağlamadığında yapılır. Prosedür aynı zamanda karında belirli bir organdan biyopsi veya doku örneği almak için de kullanılabilir. Doktorunuz aşağıdaki organları incelemek için laparoskopi önermektedir:

  • apandis
  • safra kesesi
  • karaciğer
  • pankreas
  • Küçük ve büyük bağırsak
  • dalak
  • mide
  • Pelvik veya üreme organları

Bu alanları bir laparoskop ile gözlemleyerek doktorunuz şunları algılar:

  • Karın kütlesi veya tümörü
  • Karın boşluğundaki sıvı
  • karaciğer hastalığı
  • Belirli tedavilerin etkinliği
  • Belirli bir kanser derecesi ilerlemiştir

Laparoskopinin riskleri nelerdir?

Laparoskopi ile ilgili en yaygın risk kanama ve enfeksiyondur. Bununla birlikte, bunlar nadir bulunan olaylardır. Prosedürden sonra, herhangi bir enfeksiyon bulgusu izlemek önemlidir. Şayet karşılaşmanız durumunda doktorunuza başvurun:

  • Zamanla daha şiddetli mide ağrısı
  • titreme
  • ateş
  • Kızarıklık, şişme, kanama veya kesi yerlerinde drenaj
  • Sürekli mide bulantısı veya kusma
  • Sürekli öksürük
  • nefes darlığı
  • Iş göremezlik
  • baş dönmesi

Ayrıca, laparoskopi sırasında incelenen organların zarar görme riski azdır. Bir organ delindiğinde kan ve diğer sıvılar vücuda sızabilir. Bu durumda hasarı onarmak için başka ameliyatlara ihtiyacınız olacaktır. Diğer, daha az rastlanan riskler şunları içerir:

  • Genel anesteziden kaynaklanan komplikasyonlar
  • Karın duvarının iltihabı
  • Pelvisinize, bacaklara veya ciğerlerinize gidebilen bir kan pıhtısı

Ameliyat sonrasında yaşayabileceğiniz:

  • Biraz mide bulantısı
  • Rahatsızlık ve yorgunluk beş güne kadar yaygındır
  • Kesiklerde acı
  • 2-3 hafta kadar abdominal şişkinlik
  • Kasların ağrısı
  • Omuz ucunda ve göğüs kafesinde ağrı. Bu, diyaframın altında kalan az miktarda gazdan kaynaklanmaktadır

Omuz rahatsızlığı, laparoskopiden sonra, üst karında diyafram kasının yakınındaki sinirleri tahriş eden bazı kalıntı karbon dioksit gazı nedeniyle yaygındır. Bu normaldir (ve tehlikeli değildir) ve vücudunuz CO2’yi reabsorbs olarak 1 haftadan daha kısa sürede yerleşir. Yerel ısı (etkilenen alanın üzerine yerleştirilmiş ısı yastıkları), ağrı kesici ve pozisyonal olabilir, bu nedenle farklı pozisyonları deneyin (yani yanınızda yatar, 2-3 yastık gibi uzanır), iyileşebilir.

Yara bakımı:

  • Küçük yaraları örten 2-5 pansuman olacaktır.
  • Bunlar renksizleşene veya soyuluncaya dek yerde bırakılabilir.
  • Bir havlu ile silerek veya saç kurutma makinesini kullanarak (serin ortamda) duştan sonra kurulayınız.
  • Dikişler çıkarılana kadar ve herhangi bir vajinal kanama durana kadar banyo yapmayın veya bir kaplıca içine girmekten kaçının.

Günlük faaliyetlerin yeniden başlaması

Otomobil kullanma, basit işler ve şiddet içermeyen egzersiz (ör., Yürüyüş, bisiklet sürme, Tai Chi) gibi aktiviteler rahat hissederseniz yeniden başlatılabilir. Sürüş, takdirine bağlı olarak yeniden başlatılabilir, ancak genellikle 3-7 gün öncesine kadar sürdürebilirsiniz.

3-4 hafta içinde

Ameliyatınızın derecesine ve nasıl hissettiğinize bağlı olarak yoğun egzersiz (örn., Rekabetçi spor) 3-4 hafta sonra tekrar başlatılabilir Herhangi bir aktivite belirgin bir ağrıya veya rahatsızlığa neden oluyorsa, kendinizi daha iyi hissettirene kadar bu aktiviteden kaçının Cinsel ilişki – küçük laparoskopi için 10-14 gün, ameliyattan bir laparoskopiden (yani endometriyozun, yumurtalık veya kistin çıkarılmasından 3-4 hafta) beklemek en iyisidir; ancak tüm kanama veya vajinal akıntı yerleşene kadar. Şüpheniz varsa, ameliyat sonrası ziyaretinizde tavsiye bekleyin

Vajinal kanama veya akıntı

Çoğu kadın, kan lekesi veya belki de laparoskopiden sonra 7 gün sonra genellikle yerleşecek olan kahverengimsi bir renkte bazı vajinal kanamalar veya akıntılar yapacaktır. Bu süre zarfında tampon kullanmayın.

Laparoskopi Tarihi

Daha küçük kesi, daha az girişim ve daha hızlı iyileşme prensipleri üzerine tasarlanmış ve tarihsel süreçte birçok hekim tarafında denenmiş bir yöntem olarak ele alınan endoskopik cerrahi yönteminin kökleri 17.yüzyıla kadar gitmektedir. Enstrümantasyonda ve optik bilimindeki gelişmeler sonucunda 19. yüzyıl itibarı ile insan üzerinde ilk kez laparoskopi uygulanmıştır. 1930’lu yıllarda tedavi amaçlı laparoskopi ilk kez kullanılmış, jinekoloji alanında ilk uygulama 1936 yılında ektopik gebelik tanısı ile olmuştur.

Yardımla üreme teknikleri alanında özellikle son otuz yıl içerisinde meydana gelen ilerlemeler sonucunda infertilite dinamikleri değişmiş ve infertil hastaya yaklaşım yeniden ele alınmaya başlanmıştır. Aynı zaman dilimi içerisinde dikkat çeken bir diğer ilerleme de cerrahi tekniklerde yaşanmış, özellikle de organ koruyucu reprodüktif cerrahi tekniklerindeki gelişmeler yeni bir çığır açmıştır.

Dikkat çekici olarak, hem yardımla üreme teknikleri (YÜT) hem de endoskopik cerrahi teknikleri 1980’li yıllardan itibaren üreme tıbbı ile uğraşan hekimlerin kullanımına girmiştir. İn-vitro fertilizasyon tekniklerindeki göz ardı edilemez ilerlemeler ve bunun sonucunda ulaşılmış yüksek gebelik oranları, infertil hasta yönetiminde her ne kadar cerrahi yaklaşımı sorgulatsa da, laparoskopi ve histeroskopi yöntemleri birçok hekimin elinde oldukça önemli bir koz olarak yıllar içerisinde yerini sağlamlaştırmıştır.

Özellikle son 20 yılda video yardımlı cerrahide ve enstrümantasyonda elde edilen ilerlemeler sonucunda, laparoskopi ve histeroskopi, üreme cerrahisi alanında minimal invaziv yöntemler olarak gelinen en son noktalardır.

Laparoskopinin kullanım alanları

Jinekoloji alanında başlangıçta tanı amaçlı ve tüp ligasyonu uygulamaları ile başlayan laparoskopi süreci günümüzde hem tanı hem de tedavi amaçlı olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Jinekolojik perspektifde başlıca kullanım alanları:

  • kısırlık yönetiminde tanı ve tedavi
  • endometriozis-çikolata kistleri cerrahisi
  • kronik pelvik ağrı yönetimi
  • akut karın nedeni olabilen jinekolojik acillere müdahele
  • adneksiyel kitlelerin-yumurtalık ve tüpler ile ilgili kitlelerin yönetimi
  • onkolojik işlemler-kanser cerrahisi amaçlı girişimler
  • ürojinekolojik girişimler olarak sıralanabilir.

İnfertil hasta yaklaşımında laparoskopi

Video yardımlı kapalı cerrahi tekniklerin gelişmeye başladığı 1960’lı yıllardan itibaren yıllar içerisinde geliştirilerek günümüzde en çok kullanılan tekniklerden biri haline gelmiş olan laparoskopi tekniği, üreme cerrahisi dışında ektopik gebelik, pelvik inflamatuar hastalık, sterilizasyon amaçlı veya onkolojik prosedürler içinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Minimal invaziv cerrahi kavramının benimsendiği günümüzde, açık cerahi yöntemlere kıyasla birçok avantajı bulunan laparoskopik cerrahi yöntemi, gerek jinekoloji alanında gerekse diğer cerrahi branşlarda hem tanı hem de tedavi amaçlı olarak kullanılmaktadır.

Günümüzde infertil hastaya yaklaşımda laparoskopi temel olarak:

  • Tanı amaçlı
  • Fertiliteyi yani doğurganlığı artırmak amaçlıkullanılmaktadır.

 Laparoskopi yani kapalı cerrahi teknik kullanılarak:

  • Yumurtalık kistleri
  • Çikolata kistleri
  • Tüp hastalıkları ve tıkanıklıkları
  • Pelvik adezyonlar denilen karın boşluğu yapışıklıkları
  • Endometriozis odakları
  • Rahimi ilgilendiren urlar-myomlar

tanınabilir ve tedavileri için gerekli uygulamalar yapılabilir. Kapalı cerrahilerin açık olanlarına avantajı; kısa yatış süresi, çabuk iyileşme, daha az kan kaybı, daha az ağrı, daha estetik sonuçlar ve de en önemlisi daha az yapışıklık ile sonuçlanmasıdır.

Write a Comment

Çok Okunanlar

Infertility

Mutlu Danışanlar

13 yıllık bebek hasretimiz, nihayet sonra erdi. Denediğimiz sayısız yöntem, sayısız klinikten sonra Recai hocama sonsuz teşekkürler!

Halime Uyar
Halime Uyar

Her şey en başta düşündüğümüzden daha hızlı, daha kolay ve mucizevi şekilde gerçekleşti. Recai bey ve ekibine çok teşekkürler!

Ersin Arslan
Ersin Arslan

Birkaç yıl önce bebek sahibi olmamız, sözde imkansızdı. ROSI tekniğiyle bebek sahibi olduk. Tüm Centrum ekibine çok teşekkür ederiz. =)

Esra Türk
Esra Türk