fbpx

Blog

infertilite

İnfertilite (Kısırlık) Tedavisi Ankara

İnfertilite (Kısırlık) Tedavisi Ankara

İnfertilite (Kısırlık) Nedir?

Çiftlerin 1 sene içerisinde korunmadan ve düzenli olarak cinsel ilişkiye girmelerine rağmen istenilen gebelik sağlanamadıysa, meydana gelen bu duruma kısırlık denir. Kısırlık problemi tedavi görmesi gereken bir durumdur ve ülkemizde çiftlerin yüzde 15’i kısırlık problemi yaşamaktadır. Kısırlık özel bir durum olarak algılanmamalıdır ve mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir. Ayrıca kısırlık tedavilerindeki başarı oranı başarısız olma oranından daha yüksektir.

Kısırlık tedavisine ne zaman başlanmalıdır?

Erkeğin sperm miktarında ve kalitesinde azalma yaşandığında veya kadının rahminde ağrı, yanma veya aşırı kanama gibi durumlar meydana geldiğinde hemen bir uzman doktora başvurulmalıdır. Bu gibi belirtiler kısırlığın nedenidir ve vakit kaybedilmeden tedavi olunmalıdır. Özellikle yaşı ilerlemiş ve çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin 1 sene beklememeleri gerekmektedir. İlerleyen yaşa bağlı olarak çocuk sahibi olmak zorlaşabileceği için çiftlerin kısırlık belirtilerini yaşamaları durumunda hemen doktora başvurmaları gerekmektedir.

Kadınlardaki kısırlık tedavisine ne zaman başlanır ve tedavi nasıl uygulanır?

Kadının rahminde ağrı, yanma, aşırı kanama gibi durumlar meydana geliyorsa bu durumun en büyük nedeni kadının yaşadığı kısırlıktır. Kısırlık tedavisinde doktor ile kadının iletişimi çok önemlidir. Kısırlık tedavisi ilk önce kadına yapılan testler ile başlamaktadır. Tedavinin şekli de kadına yapılan testlerin sonuçlarına göre belirlenecektir. Tedaviye kadına kısırlık teşhisinin konulduğu andan sonra hemen başlanabilir.

Erkeklerde kısırlık tedavisine ne zaman başlanır ve tedavi nasıl uygulanır?

Erkekteki kısırlığın en büyük nedeni sperm miktarının azalması ve kalitesizleşmesidir. Bu durum erkekteki kısırlığın en büyük belirtisidir. Ancak erkeğin kısırlık tedavisindeki başarı oranı kadına nazaran daha yüksektir. Erkek kısırlığının nedeni kesin olarak belirlendikten sonra tedavide başlar. Kısırlığın nedeni iktidarsızlık veya erken boşalma ise erkeğe ilaç tedavisine başlanır. İlaç tedavisi çok büyük oranda bu sorunun önüne geçer. Erkeğin kısırlık nedeni hormon yetmezliğinden kaynaklanıyorsa erkeğe hemen hormon tedavisine başlanır. Erkekteki kısırlığın nedeni sperm miktarının azalması ve kalitesizliği ise hemen aşılama tedavisine başlanır. Aşılama tedavisi sayesinde erkekteki sperm miktarı normal ve kaliteli hale döner.

İnfertilite (Kısırlık) Belirtileri Nelerdir?

Kısırlığın en büyük belirtisi çiftlerin korunmadan düzenli ilişkide olmalarına rağmen çocuk sahibi olamamalarıdır. Ancak kısırlığın belirlenmesi için illaki 1 sene beklenmesine gerek yoktur. Kadının yumurtalıklarında kistler ki bu duruma polikistik over sendromu da denir veya rahimde meydana gelebilecek enfeksiyonal durumlarda kısırlığa neden olabilir. Bu tip bir kısırlığın belirtisi rahimde ağrı, yanma veya aşırı kanamadır. Bu gibi durumların görülmesinden sonra kadının mutlaka uzman bir doktora başvurması gerekmektedir. Erkeğin de sperm miktarında ve kalitesinde azalma meydana geliyorsa bu durumunda büyük sebebi kısırlıktır. Bu tip durumla karşılaşan erkeğin hiç zaman kaybetmeden hemen tedavi olması gerekmektedir.

Çiftlerin doğal yolla bebek sahibi olamamaları durumu kısırlık (infertilite) olarak adlandırılmaktadır. Tıbbi anlamda bir çiftte kısırlık sorunu olduğunun söylenebilmesi ya da kısırlıktan şüphelenilmesi için 35 yaşın altındaki çiftlerin en az bir yıl, 35 yaşın üzerindekilerin de yaklaşık 6 ay korumasız düzenli cinsel ilişkide bulunmuş olmaları gerekmektedir. Ayrıca bu süre içinde girilen ilişkinin sıklığı da önemlidir. Örneğin her gün ya da çok seyrek aralıklarla ilişkiye girmek gebelik elde etme şansını azaltmaktadır. Her gün cinsel ilişkiye giren erkeğin sperm sayısı, olgunluğu ve kalitesi düşmekte ve dolayısıyla döllenmenin gerçekleşme olasılığı azalmaktadır. Bu bağlamda çok haftada ya da on günde bir kez gibi seyrek aralıklarla ilişkiye girildiğinde de kadının yumurtlama dönemine denk gelme olasılığı düşmektedir. En uygun ilişki sıklığının haftada 2-3 kez olduğu düşünülmektedir. Ancak bu şartlarda düzenli ilişkiye girildiği halde gebelik elde edilemediğinde ya da muayene ve tetkiklerle gebeliğe engel bir durumun varlığının tespit edildiği koşullarda kısırlıktan bahsedilebilmektedir. Zira erkek ve kadının kısırlığa sebep olan her hangi bir sorunu olmasa da biyolojik, genetik, psikolojik, hormonsal özellikleri onların ne zaman, ne kadar sürede bebek sahibi olabileceklerini belirlemektedir. Bir çiftin koruması ilk cinsel ilişkide döllenmenin meydana gelme ihtimali yaklaşık % 25 civarındadır. Bu sebeple yeterli sayıda ve sürede deneme yapıldıktan sonra kısırlıktan şüphelenilir.

Kadında kısırlık belirtileri nelerdir?

Bazı kadınlarda hiçbir belirti vermeyen kısırlık, çoğu kadın için pek çok işaretle sinyal vermektedir. Üreme çağındaki kadınlarda en basit kısırlık belirtisi adet kanamalarındaki düzensizliklerdir. Örneğin iki adet dönemi arasının 21 günden daha kısa ya da 35 günden daha uzun olması yumurtlama düzensizliklerinin ve dolayısıyla da kısırlığın belirtisi olarak algılanabilmektedir. Bununla birlikte anormal derecede çok yoğun ve uzun süreli kanamalar ya da 2 günden kısa süren, damlalar halinde geçen adet dönemleri de yumurtlamada problem olduğuna işarettir. Yine çok adet kanamalarının çok düzensiz aralıklarla seyretmesi; bazen 20 günde, bazen 30 günde, kimi zaman da 45 günde bir adet görülmesi de kısır olabilirlik olarak düşünülebilir. Ayrıca kadının cildindeki dokusal ve yapısal değişiklikler, fazla sivilcelenme, aşırı kıllanma, saç dökülmesi, ani kilo alma ya da kilo kaybetme, sırt ve bel ağrıları, cinsel ilişki sırasında şiddetli ağrı hissetme de kısırlık belirtileri olabilmektedir. Emzirme dönemi içinde olmamasına rağmen kadının göğüslerinden beyaz renkli süt kıvamında bir akıntı gelmesi de kısırlık belirtisi olarak algılanmaktadır. İşte tüm bu belirtiler kadında gebe kalabilirlik yetisi, üreme kapasitesi açısından bazı şeylerin yolunda gitmediğini gösterir.

Erkekte kısırlık belirtileri nelerdir?

Erkeklerde kısırlık belirtileri kadınlardakinden çok daha az sayıda ve az fark edilebilir düzeydedir. Pek çok erkek uzun süre cinsel ilişkiye girdiği halde bebek sahibi olamadığında doktora başvurunca doktor muayenesi sonucunda kısır olduğunu öğrenir. Zira erkeğin kısırlık belirtilerini anlaması daha zordur. Ancak sertleşme ve boşalmada güçlük ya da sorun yaşayan, saçlarının daha hızlı veya çok daha yavaş uzadığını fark edenler, cinsel isteklerinde belirgin azalma ya da artma olan erkekler doğal yollarla bebek sahibi olamıyorlarsa kısırlıktan şüphelenmelidirler. Bununla birlikte normalden daha küçük testisleri olan ve testislerinde acı, ağrı veya olağandışı küçük yuvarlak bir oluşum fark edenler kısırlık sorunu ile doktora başvurmalıdırlar. Burada sayılan belirtilerin hiç birisi olmadığı halde doğal yolla gebelik elde edilemiyorsa ya sorun kadından kaynaklı kısırlıktır ya da erkeğin sperm sayısı, olgunluğu ve kalitesi gebeliğin meydana gelmesi için yeterli olmamaktadır.

Kısırlık; infertilite, kısır; infertil, doğurganlık yetisi;fertilite, doğurganlık yetisine sahip; fertil, hamileliğin başlangıcı olan döllenme ise; fertilizasyon şeklinde ifade edilir.

Kimler kısırlık şüphesiyle doktora başvurmalıdır?

Düzenli aralıklarla ve ortalama bir yıl kadar korumasız cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edilememesi bir kısırlık belirtisi olarak bilinmektedir. Bunun dışında bebek isteği yoğun olmayan, bu durumu takip etmeyen kişiler göz önünde bulundurulduğunda kısırlık sorununun gözle görülür ya da çok net fark edilir belirtiler verdiğini söylemek doğru olmayacaktır. Ama kadın ve erkekte doğuştan ya da sonradan ortaya çıkan bazı hastalık ve patolojilerin kısırlığa sebep olduğu ya da kısırlığın habercisi olduğu da bilinir. Kadın ve erkekte kısırlığın işaretleri olabilecek durumlar bilinirse geç olmadan doktora başvurup tedavi görmek mümkün olacaktır. Zira ilerleyen yaş üreme fonksiyonlarını azaltmakta ve bu sebeple 40 yaşın üzerinde olup da bebek isteğiyle doktora gelen çiftlere vakit kaybetmeden üremeye yardımcı tedaviler uygulanmaktadır. Bu belirtiler kadın ve erkekte farklı özellikler, işaretler göstermektedir.

Açıklanamayan kısırlık, infertilite ne anlama gelir?

Açıklanamayan kısırlık, sebebi bilinmeyen infertilitedir. Kişilerde kısırlık problemi için yapılan araştırmalarda, kısırlığa neden olabilecek hiçbir sorun saptanamaması durumudur. Çiftler, bir sene süresince korunmadan cinsel ilişkide bulunmalarına rağmen, ve hamileliğe engel teşkil edebilecek hiçbir sorun bulunamamasına rağmen gebelik sağlayamazsa, bu durum açıklanamayan kısırlık olara tabir edilir.  Açıklanamayan kısırlıkta, esasında hiçbir sorun olmaması değil, tıbbi olarak geldiğimiz nokta ile bir sorunun bulunamamasıdır.

Kısırlık nedeniyle tedaviye başvuran adaylarda kimi zaman kadında, kimi zaman ise erkekte, bazen ise her adayda da sorun olabilir. Ancak bu adayların ortalama %15’inde her ikisinde de kısırlığa yol açabilecek hiçbir etken saptanamaz. Buna, açıklanamayan kısırlık denilir.

Bu adaylarda kadına ve erkeğe adaya araştırma amacıyla yapılan tüm tahliller, hormon tahlilleri, sperm tahlili, ultrason, histerosalpingografi (rahim filmi), laparoskopi, normal çıkabilir. Açıklanamayan kısırlık nedenleri, günümüz teknolojisiyle henüz saptanamaz. Yapılan tüm tahlilleri normal sonuç veren adaylarda, açıklanamayan kısırlık teşhisinin konulması adına laparoskopi uygulanması ve laparoskopinin de normal olması her zaman için gerekli bir koşul değildir.

Açıklanamayan kısırlık-infertilitenin görülme sıklığı nedir?

Gebelik sağlayamayan bütün çiftlerin %10-15’inde açıklanamayan kısırlık durumu söz konusudur. Açıklanamayan kısırlık vakalarında anne adayının yaşı ve kısırlık süresi oldukça önemlidir.

Hamileliğin oluşması için anne adayının yaşı oldukça önemlidir.

Yaşı henüz genç olan adayların her ay için doğal yollarla hamilelik sağlama oranı %20-25 olmaktadır. Bununla beraber 3 seneden daha uzun bir süre, kısırlık sorunu olan adaylarda bu oran,  %1-2’ye düşmektedir. Anne adayının yaşının ilerlemesi ile birlikte üreme yetisi düşüş gösterir ve gebeliğin düşükle sonlanma riski artar.

Açıklanamayan kısırlık sebepleri nelerdir?

Açıklanamayan kısırlık sebepleri kesin olarak günümüz koşullarıyla henüz açıklanamamıştır. Ancak genetik, immunolojik ve kanın pıhtılaşması ile ilgili sorunlar, açıklanamayan kısırlığa yol açabilir.

Açıklanamayan İnfertilite- Kısırlık Tedavisi

Yumurtlama tedavisi ya da aşılama yöntemleri ile gebelik sağlamak için şans arttırılabilir.  4-6 aylık klomifen sitrat tedavisi neticesinde, gebelik şansı, bu tedavinin yapılmadığı hastalara göre iki misli artar. Aynı şekilde kas içine ya da cilt altından uygulanan gonadotropin (FSH, LH) ismi verilen ilaçlarla beraber uygulanan inseminasyon protokolleri ile yaklaşık olarak %15-20 arasında hamilelik şansı elde edilebilir.

Gonadotropinler ya da klomifen sitrat indüksiyonu ile aşılama uygulanmadan, zamanlı cinsel ilişki tavsiye edilerek benzer hamilelik oranları sağlanabilir. hCG iğnesi uygulandıktan sonra yaklaşık 36 saat sonra yumurtlama oluşur. Bu sebeple de adaylara hangi saatlerde cinsel ilişkiden bulunmaları gerektiği söylenebilir.

Açıklanamayan kısırlık sorunlarının tedavisinde, farklı yöntemler de uygulanabilmesine rağmen genel olarak uygulanan tedavi yöntemleri:

  • Belirli bir zaman, adayların kendi kendilerine hamilelik sağlaması için zamanlı cinsel ilişki tavsiye edilir. Bu dönemde; sigara, alkol, fazla kilo gibi doğurganlık yetisini düşürebilecek faktörlerindüzenlenmesi ve hayat tarzında değişikliklere gidilmesi gerekir. Bu sayede açıklanamayan kısırlık sorunu olan adayların %10-20’sinde 1 senede doğal yollarda gebelik oluştuğu gösterilmiştir.
  • Endometriozis şüphesi mevcut ise, laparoskopi uygulanabilir.
  • Yumurtlama tedavileri (ovulasyon indüksiyonu) ve aşılama (IUI) ile gebelik şansının arttırılması için çalışılabilir. Bu tedaviler sonucunda hamilelik sağlama şansı %10 olarak gösterilmiştir: Klomifen + Aşılama: %7 , Gonadotropin + aşılama: %9-12.
  • Tüp bebek yöntemleri : Açıklanamayan kısırlık tedavisi için en etkin olan yöntemdir.

Tedavi sırasını şu şekilde de açıklayabiliriz:

Anne adayının yaşı henüz genç ise ve yumurtalık rezervleri iyi durumda ise, kısırlık süresi 2 seneden az ise: Bir sene boyunca hayat tarzı değişikliklerine gidilere, kendi kendilerine hamilelik sağlamaları denenir.  Ardından ise 3 ay yumurtlama tedavisi ve aşılama tedavisi uygulanır. 3 ayda hamilelik sağlanamaz ise daha sonra tüp bebek tedavi yöntemine geçilir.

Anne adayının yaşı 35’ten fazla ise ya da kısırlık süresi 2 seneden fazla ise ya da yumurta rezervleri iyi durumda değil ise: Zaman kaybedilmeden 3 ay yumurtlama tedavisi ve aşılama tedavisi uygulanır. 3 ayda hamilelik sağlanamaz ise tüp bebek tedavisine geçilir.

Açıklanamayan kısırlık tedavisi için belirli bir formül yoktur. Doktor, deneyimleri ve hastanın durumuna göre bir tedavi planlayabilir.

Gebelik şansını arttırmak için

Gebe kalmak için beslenme oldukça önemli

Anne ve baba olmak isteyen adaylar, ilk olarak neler tükettiğine dikkat etmelidir. Vitamin ve minerallerini almayı ihmal etmeden; tatlandırıcı, şeker, karbonhidrat, alkol, asitli içecekler, alkol gibi vücuda zararı dokunabilecek faktörlerin kullanımını minimuma indirilmeli, bazıları ise tümden bırakılmalıdır. Bu sebeple anne ve baba adayları, beslenme düzenlerini gözden geçirmelidir.

Stres hamilelik için olumsuz bir etkendir

Stres; uyku düzenini ve beslenme düzenini bozabilir. Bu sebeple de yüksek tansiyon, obezite gibi sorunlar için temel hazırlayabilir. Stres, kişilerin inancını kırarak, motivasyonu kötü etkileyerek tedavinin başarısı için olumsuz bir duruma yol açar. Doğrudan gebeliğe bir engel teşkil etmese dahi, dolaylı olarak gebelik üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir. Bu sebeple de stresi en az seviyeye indirmek gerekir.

Aşırı kilo ya da aşırı zayıflık gebeliği olumsuz etkileyebilir

Kilo fazlalığı ya da kilo azlığı doğurganlık üzerinde olumsuz etkilere sahiptir. Bu sebeple anne adayları, tedavi öncesinde uygun bir kiloya inmelidir. Bu sayede hem hamilelik dönemi rahat geçecek, hem de anne ve bebeğin sağlığı riske atılmayacaktır.

Obezite yani aşırı kiloluluk; koroner kalp hastalığı, yüksek tansiyon, inme, tip 2 diyabet, rahim, meme kanseri, yumurtalık kistleri (polikistik over sendromu), depresyon osteoartrit (romatizma), varis, uyku-apne sendromu, doğum zorlukları gibi hastalıklar için risk faktörüdür.

Yapılan araştırmalarda ortaya konan bilgilere göre, yüzde 5-10’luk kilo kaybının dahi şekilde yumurtlama ve hamilelik oranlarını arttırdığını ortaya koymaktadır.

Sigaranın bırakılması şart

Sigarada bulunan nikotin, yumurtalıkları etkiler. Bu sebeple de genetik anomalilere yol açabilir. Sigara kullanan baba adaylarının spermleri de bu durumdan olumsuz etkilenir. Spermde şekil ve hareket bozuklukları daha fazla görülür. Erkekler, işleri sigara içmese dahi ister istemez dumanına maruz bıraktıkları için, üreme yetilerinin olumsuz etkilenmesine yol açabilirler. Sigara kullanan anne adayları, erken doğum riski ile daha çok karşı karşıyadır. Ani Bebek Ölümleri de sigara kullanan kişilerde daha yaygın bir şekilde meydana gelir.Erkeklerin sigarayı en az 3 ay öncesinden bırakması gerekir. Sperm oluşumlarının olumsuz etkilenmemeleri açısından sigara kullanmamaya özen gösterilmelidir.  Kadınlar ise mümkünse sigarayı daha uzun bir süre önce bırakmalıdır.

Alkol kullanımı gebelik üzerinde olumsuz etkiye sahiptir

Alkol hamile kalma şansını düşürmektedir. Gebe bir anne adayı şayet alkol kullanıyor ise; bebeklerinde uzun dönemde zeka gerilikleri, öğrenme bozuklukları, davranış bozuklukları meydana gelebilir.  Alkol, erkeklerde de ise sperm sayısının ve kalitesinin azalmasına yol açar.

Folik asit gebe ve gebe adayları için oldukça önemli

Gebe kalmayı kolaylaştıracak herhangi bir besin ya da yapılabilecek egzersiz yoktur. Ancak üreme organları üzerinde olumlu etkiler yaratan besinler mevcuttur. Aynı şekilde vücudu dinç tutan egzersizler de, doğurganlık yetileri için olumlu etkiler yapabilir. Ancak özellikle, anne olmak isteyen her kadın, folik asiti kesinlikle ihmal etmemelidir. Folik asit hamileliğin oluşumu ve oluşan hamileliğin gelişimi için oldukça önem teşkil eder.

Stresten uzak durmayı sağlayacak yöntemler denenmeli

Hastaya özgü hazırlanan beslenme programı,  egzersiz programları, akupunktur, nöral terapi yöntemleri ile anne adayının stresi kontrol altına alınabilir. Tedavi süresince yapılan hormon tedavileri, zaten anne adayları üzerinde duygusal bir değişikliğe yol açar.  Bu stresi önlemek tedavinin başarıya ulaşması için oldukça önemlidir.

Erkek kısırlığı sebebi

Erkek kısırlığında sebebin ne olduğunu bulabilmek amacı ile detaylı bir araştırmanın yapılmasına ihtiyaç duyulur. Doktorun, hastanın bütün davranışlarını, mesleğini, çalışma şartlarını, günlük alışkanlıklarını detaylı bir şekilde incelemesi, soruna ulaşmak için önemlidir.

Tıbbi faktörler

  • Varikosel: Testislerde bulunan kanın, boşaltılması ile görevli olan damarlarda meydana gelen şişliğe varikosel ismi verilir. El ile yapılan muayene sonucunda teşhis yapılabilmektedir. Tedavisi yapıldıktan sonra, kendiliğinden hamileliğin meydana gelmesi beklenmektedir.
  • Enfeksiyon: Enfeksiyon hastalıklarının oluşması, sperm sayısını ve hareketini etkileyerek, kısırlığın meydana gelmesine sebep olabilmektedir.
  • Geri boşalma: Cinsel ilişki esnasında, meninin penis harici idrar kesesine boşaltılması durumudur.
  • İnmemiş testis: Bebeklik döneminden itibaren testislerden birinin veya ikisinin keseye inmemesidir.
  • Cinsel ilişkide problem: Sertleşmenin gerçekleşmemesi, veya gerçekleşen sertliğin yeterli süre korunamaması, erken boşalma, cinsel ilişki esnasında ağrı hissetme ve psikolojik sebepler ile alakalı sorunlar, erkek kısırlığı sebeplerinden en fazla rastlananlarıdır.
  • Orgazm fonksiyonlarında bozukluk: Bazı hastalık türlerinde, sperm üretimi gerçekleştiği halde, boşalma gerçekleşmez.
  • Uzun süre kullanılan ilaçlar: Kanser tedavisi amacı ile kullanılan ilaçlar ve ülser, antibiyotik ve vücut geliştirme ilaçları erkek kısırlığına sebep olabilir.

Testis ile alakalı sebepler

Burada testisin hormonu olan testosteron düşüktür. Olay tamamı ile testisten kaynaklanmaktadır. Bu hormonu salgılayan hücrelerde sorun vardır. Kromozom bozukluklarında, doğuştan testisin olmaması veya vücudun erkeklik hormonuna dirençli olmasından ortaya çıkar

  • Birçok vakada, herhangi bir neden olmamasına rağmen, menide tohum hücreleri sayısı azdır. Bunun nedeni ise, şuan için bilinmemektedir.
  • Testisin gelişme bozuklukları: Testisin normal yerinde olmaması halinde testis gelişemeyeceğinden dolayı, kısırlık ortaya çıkar. Normalde testis, doğum gerçekleştikten sonra torbaların içerisinde bulunur. Herhangi bir nedenden dolayı testisler torbaya inmeyip yukarıda ve kasıkta kalırsa, testis gelişemez, kıvamı azalır boyutu küçülür
  • İlaçlar: Birçok tümör ve kanserin tedavisi amacı ile kullanılan ilaçlar, alkol ve bazı tansiyon ilaçları, testise toksik etki yaparak spermlerin gelişmesine engel olur.
  • Radyasyon: Film çekmek amacı ile kullanılan X ışınları ve kanser tedavisi amacı ile kullanılan radyasyon ışınları, direk testise etki ederek kısırlığın sebebi olabilmektedir
  • Çevre Ekenleri: Endüstriyel bazı kimyasal maddeler erkekte kısırlığa sebep olabilmektedir
  • Sperm oluşumuna engel olan sebepler: Aşırı yükseklik, sıcak iklimler, ateşli hastalıklar, 60 yaş ve üzeri ile beraber stres, erkek kısırlığında sayılan nedenler arasında yer alır
  • Testis iltihapları: Testisin adi iltihabının çok ağır bir şekilde ilerlemesi halinde, testisin yapısını ve tohum üreten hücrelerini bozarak kısırlığa sebep olabilir. Erişkinlerin kabakulaktan sonra iki taraflı testis iltihaplarının meydana gelmesi de, başlı başına kısırlık nedenleri arasında yerini alır. Erişkinlerin kabakulak rahatsızlığının ardından, yaklaşık % 15 ile % 25 oranında testis iltihabı kendini göstermektedir. Bu iltihap, kabakulaktan 4 veya 6 gün sonra başlar ve yaklaşık 1 ile 6 ay sonrada testis harap olur.
  • Varikosel: (Torbanın toplar damarlarının varisi) Kısırlıkta önemli olması ile beraber, her varikosel vakasında kısırlığa rastlanmamaktadır. Varikoselin kısırlık yapmasının sebebi ise, testis ve torbanın ısı değişimine engel olmasından kaynaklanmaktadır.

Testis dışında ki kısırlık sebepleri

  • Meninin boşalma bozuklukları: Meninin boşalmasına engel olan nedenler, kısırlığın gelişmesine neden olur. Meninin azlığı bu duruma örnek olarak verilebilir. Prostat ve bazı karın ameliyatlarının yapılmasının ardından, meninin geriye doğru boşalması, yani mesane içerisine dökülmesi de bir örnektir.
  • Meni yollarında tıkanıklık: Bu tıkanıklık ile meydana gelen kısırlığın görülme oranı % 10 ile % 20 civarındadır. Meni yollarında, meni kordonunu her hangi bir yerinde tıkanıklık bulunur. İltihapların ardından meydana gelebileceği gibi, dıştan bir baskı ile de oluşabilir. Darbeler, fıtık gibi ameliyatlar veya bu bölgeye yapılan ameliyatlar, kordonu tıkar. Bazen de doğmalık olabilir. Çift taraflı olduğu zaman da, kısırlık kaçınılmazdır.
  • Penis yapı bozuklukları da bir etkendir. İdrar deliğinin aşağıda olması, gelen meniyi ileri doğru fırlatamaz. Durum böyle olunca da, tohum hücreleri kadının rahimine ulaşamaz.
  • Bağışıklık nedenleri: Olur da, tohum hücreleri kanal dışına herhangi bir nedenden dolayı kaçacak olursa, vücut bu hücrelere karşı antikor geliştirerek, kendi hücresini yabancı hücre olarak görüp, bu hücreleri öldürmeye başlar.

Erkeklerde kanal tıkanıklığı nasıl oluşur?

4 farklı sebepten dolayı tüplerde tıkanıklık meydana gelebilir. Bunlar ise;

  • Vücutta zaman içerisinde oluşabilecek kistler, tüplerin tıkanmasına sebep olabilir.
  • Vazoktemi olarak ifade edilen doğum kontrol yönteminin ardından, tüplerin bağlanması neticesinde meydana gelebilir.
  • Cinsel yol ile bulaşan enfeksiyon hastalıkları sebebinden dolayı, kanallarda tıkanma ortaya çıkmaktadır.
  • Tıkanıklık sebebinden dolayı ortaya çıkan kısırlıklar, cerrahi müdahaleler sonucu tedavi edilerek, kendi kendine yani normal yollar ile çocuk sahibi olunabiliyor.

Kadında meydana gelen kısırlık sebepleri nelerdir?

  • Yumurtalamada meydana gelen düzensizlikler
  • Tüplerin tıkalı olması
  • Antisperm antikorlar
  • Endometriozis
  • Rahimde bulunan patolojiler
  • Troid hormon bozuklukları (guatr, hipotroidi, hipertroidi)
  • Genital organlarla ilgili geçirilmiş enfeksiyonlar
  • Daha önceden geçirilmiş olan rahim ve yumurtalıklar ile alakalı ameliyatlar
  • Süt hormonunun yüksek olması
  • İleri yaşa bağlı over rezerv azalması
  • Rahim ağzı ile alakalı sebepler, servikal faktör
  • Çiftlerin %10-15 kadarında kısırlık (infertilite) olmasına rağmen herhangi bir sebep bulunamaz.

Kısırlık ile alakalı etkili olan diğer faktörler

  • Sigara kullanımı
  • Aşırı kilolu olmak
  • Rahim ağzının kapalı olması
  • Düzenli bir şekilde cinsel ilişkiye girmemek
  • Vajinismus
  • Rahimin içerisinde yapışıklık olması
  • Luteal faz yetmezliği
  • Kemoterapi ve radyoterapi tedavisi görmüş olmak
  • Erken dönemde menopoza girmek

Yumurtlama bozuklukları

Kadında en çok rastlanan kısırlık sebebi, yumurtlama bozukluklarıdır. Yumurtlama (yumurtanın yumurtalıklar dışına atılması) gerçekleşmeden, döllenme ve hamilelik te gerçekleşmez. Yumurtlama bozukluğu, yumurtlamanın hiç olmaması veya düzensiz ve seyrek olmasıdır. Adet dönemlerinin seyrek veya hiç görülmemesi, genellikle bir yumurtlama bozukluğunun varlığını gösterir. Ancak adetlerin tamamı ile düzenli olduğu durumlarda da yumurtlama bozuklukları ile karşılaşılabilmektedir. Yumurtlama bozuklukları başlıca üç grup içerisinde incelenir. Bunlar;

  •  Yumurtalıklarda meydana gelen yumurta üretimini uyaran hormonların doğuştan eksik olması ile alakalı olarak beyin sapından salgılanamaması: Bu durumda kadında ergenlik döneminden itibaren hiç adet kanaması meydana gelmez.
  • Beyin sapından(hipofiz) süt hormonu prolaktinin normalden fazla salgılanması: Bu durum daha çok, bu bölgede bulunan iyi huylu bir tümörün varlığı ile alakalı olmaktadır. İyi huylu tümörler, cerrahi operasyonlar ile beraber temizlenebilmektedir.
  • Polikistik over sendromu: Bu hastalığın tipik formunda genel olarak adetler düzensiz ve seyrek olur. Bu seyreklik, birkaç ayda bir şeklinde değil, yılda 2 veya 3 defa şeklinde olur.

Bazı hastalarda adetler hiç görülmez iken, diğerlerinde tamamen normal bir şekilde olabilir. Hastalar daha çok şişman olmaya eğilimlidir. Ciltte ve saçlarda yağlanma, sivilce gibi sorunlara çok sık rastlanır. Yumurtalıklarda normalden fazla miktarda yumurta bulunmakta ve bunlar erkeklik hormonu salgılayarak normal yumurta gelişimine engel olmaktadır.

Rahim ağzı ile alakalı sorunların olması

Rahim ağzında bulunan yapısal, enfeksiyonun sebep olduğu veya bu bölgede bulunan salgıya (mukus) ait bozukluklar, kısırlık nedeni olarak karşımıza çıkabilmektedir. Rahim ağzından salgılanan mukus, spermlerin genital yoldan taşınmasını daha kolay hale getirir. Östrojen ve progesteron hormonları etkisi altında olan mukusun, adet dönemi esnasında miktarı ve niteliği değişir. Polip gibi iyi huylu tümörler veya bu bölgeye uygulanmış olan cerrahi girişimler kısırlığın meydana gelmesine sebebiyet verebilmektedir.

Alerjik nedenler

Alerjik nedenlerin var olması halinde, kısırlığın meydana gelmesine sebebiyet verebilmektedir. Bunun yanı sıra bu durumun teşhisi ve tedavisi de zordur. Alerjik sebep, spermlerde veya mukusta bulunabilir. Antisperm antikorları olarak ifade edilen bu alerjik durumların, tedavi etkinliği belli değil ve tedavi edilen veya edilmeyen insanlarda ki hamilelik oranları çok farklı değildir. Bu sebepten dolayı, düzenli olarak olarak gerekliliği tartışmalıdır.

Endometriozis

Endometriozis, rahim içini saran dokunun (endometrium), rahim dışında büyümesine denir. Endometriozis, en sık olarak rahimi yerinde tutan bağların üzerine yerleşir. Çok rastlandığı bir başka bölge ise, rahim yüzeyi, tüpler ve yumurtalıklardır. Endometriozis, aynı rahim içini saran doku gibi, hormonlara duyarlı olarak adet dönemi esnasında kanar. Karın içinde oluşan bu mikro kanamalar, bir müddet sonra iltihaba benzerbir şekilde yanılmaya sebebiyet verir ve yapışıklıklara neden olur. Endometriozis, yumurtalıklarda yerleştiği zaman, kistin meydana gelmesine sebep olur. Bu kistlere endometrioma ismi verilir. Endometriozisin en önemli belirtilerinin içerisinde, adet öncesi ve adet sırasında ağrı, cinsel ilişki sırasında veya ilişkiden sonra ağrı, düzensiz şiddetli adetler ve kısırlıktır. Daha az rastlanan bir başka belirti ise, yorgunluk, adet kanaması sırasında bağırsak hareketlerinin şiddetlenmesi. İshal, kabızlık gibi diğer sindirim sistemi ile alakalı belirtilerdir. Bunların yanı sıra endometriozis bazı kadınlarda hiçbir belirti vermeyebilir. Endometriozisi olan kadınların ortalama olarak % 50’sinin, çocuk sahibi olabilmeleri için tedavi görmeleri gerekir. Aynı şekilde, infertilite sebebi ile başvuran kadınların yaklaşık % 25’inde endometriozis teşhis edilir.

Tüplerin hasarlı ve tıkalı olması

Tüplerin bir kısmının veya tamamının tıkalı olması, sperm ile yumurtanın buluşmasına engel olarak, döllenme ve hamileliği imkansız bir hale getirir. Tüplerde meydana gelen bu hasar, geçirilmiş enfeksiyon, endometriozis veya geçirilmiş bir ameliyat sonrası kalan karın içi yapışıklıklar gibi çok fazla sebep ile alakalı olarak meydana gelebilmektedir. Tüpler bir dış gebelik sonucu da hasara uğrayabilir. Gelişmiş ülkelerde cinsel yollardan bulaşan enfeksiyonlar, tüplerde meydana gelen hasarın en önemli sebeplerinden biridir. Ülkemizde çocukluk döneminde alınan verem mikrobu da, tüplerde geri dönülemez hasar meydana getirmektedir.

Sigaranın kısırlık üzerindeki etkisi

Sigara vücuttaki tüm organlara zarar verdiği gibi son yıllardaki bilimsel bulgular sigara içmenin bariz bir şekilde kısırlığa neden olduğunu da göstermektedir. Sigaranın doğurganlık üzerindeki olumsuz etkileri bilinse de bu durum malesef çiftler tarafından pek de dikkate alınmamaktadır. Sigara içmek hem erkeğin sperm miktarını ve kalitesini azaltmakta hem de kadının yumurtalıklarındaki yumurta oluşumunu olumsuz yönte etkilemektedir. Sigara içmenin hamile kalabilme ve hamiliğin iyi şekilde sonuçlanmaması gibi direkt olarak olumsuz etkisi bulunmaktadır. Özellikle kısırlık şüphesi yaşayan çiftlerin kesinlikle sigara içmemeleri gerekmektedir.

Sigara içmenin kadın üremesi üzerindeki olumsuz etkisi nedir?

Sigara içmeyen kadınların sigara içen kadınlara oranla gebe kalma şansları daha yüksektir. Eşlerden birisinin sigara içmesi sigara içmeyen eşi de pasif içici konumuna getirmekedir. Pasif içici olarak sigaranın etkisi altında kalan eşin aktif olarak sigara içen eşe nazaran olumsuz etkisi hemen hemen aynıdır. Sigara içen kadının yumurtalıkları direkt olarak zarar görmektedir. Yumurtalıklardaki yumurtanın kalitesi düşmekte ve kadının gebe kalma şansı da zora girmektedir. Sigara kadının yumurtalarındaki üreme fonksiyonlarınık kaybını hızlandırır. Ayrıca sigara içen kadınlar erken yaşta menopoza girme riski ile de karşı karşıyadırlar. Sigara dumanına maruz kalan kadınların veya doğrudan sigara içen kadınların östrojen üretme yetenekleri de kaybolmaktadır. Bu durumda kadın yumurtalarının genetik anomallik göstermesine yol açabilmektedir. Sigara içmek düşük ihtimalini ve dış gebelik riskini de arttırmaktadır. Gebelik döneminde sigara içen anne adayları ise erken doğum riski ile karşı karşıya kalabilirler. Eşlerden birinin evde sigara içmesi halinde anne adayının bebeğinin de ani bebek ölümü sendromu yaşaması ihtimalini de beraberinde getirebilir.

Sigaranın erkek üremesi üzerindeki olumsuz etkileri var mıdır?

Sigara içen erkeklerin sperm miktarlarında azalma, sperm kalitelerinde düşüş, sperm hareketliliğinde azalma yaşanmaktadır. Sigaranın erkekteki kısırlığın doğrudan nedeni olduğuyla ilgili kesin bir şey söylemek zordur. Ancak sigara içen erkeklerin sperm miktarlarında ve kalitelerinde düşüşe bağlı olarak kısırlık durumu yaşanabilir. Bu gibi durumların yaşanmaması adına sigara içen erkeklerin bu kötü alışkanlıklarından derhal vazgeçmeleri gerekmektedir.

Sigara içmemenin çiftlerin çocuk sahibi olmalarındaki olumlu etkisi

Araştırmalar çocuk sahibi olmaya karar vermiş çiftlerin iki ay öncesinde sigaranın bırakılması halinde çiftler istedikleri çocuğa büyük oranda 6 ay içerisinde kavuşabilmektedirler. Ancak çocuk sahibi olmak isteyen çiftler sigara içmeyi sürdürmeleri halinde düzenli olarak cinsel ilişkide bulunsalar dahi istedikleri çocuğa ulaşamayabilirler. Bunun nedeni sigaranın vücudun üreme organlarına verdiği zararlardan kaynaklı kısırlık nedeni olabilmektedir. Bu yüzden çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin kesinlikle sigara içmemeleri gerekmektedir.

Kısırlık önlenebilir mi?

Doğal yollarla gebe kalamama sorunu kısırlık (infertilite) olarak adlandırılmaktadır. Bir kişinin ya da çiftin kısırlıktan şüphe edebilmeleri için öncelikle belli bir sürede ve sayıda cinsel ilişkide bulunmuş olmaları gerekmektedir. 35 yaşın altındaki çiftler yaklaşık 1 yıl, 35 yaşın üzerindekiler de ortamla 6 ay düzenli korumasız cinsel ilişkiye girdikleri halde gebelik elde edilemiyorsa kadında, erkekte ya da her ikisinde üremeyi engelleyici bir sorunun varlığından şüphe edilir.

Burada bahsedilen süre içinde haftada 1 kez gibi seyrek ya da her gün gibi sık ilişkiye girmek de bebek sahibi olabilmeyi güçleştirebilmektedir. Zira çok seyrek olarak ilişkiye girmek yumurtlama zamanını denk getirmeyi zorlaştırırken, her gün ilişkiye girmek de erkeğin sperm kalitesi, sayısı ve olgunlaşma düzeyini düşürmektedir. Bu sebeplerle haftada 2-3 kez düzenli olarak korumasız cinsel ilişkiye girmek gebelik için en ideal formüllerdendir. Bu şekilde cinsel ilişkiye girildiği halde gebeliğin elde edilememesi durumunda doktora başvuran çiftlere uygulanan çeşitli muayene, test ve tetkiklerden kısırlığa sebep olan etken çoğunlukla saptanabilmektedir. Ancak bazı çiftlerde tıbbi olarak tüm koşullar yerinde gözüktüğü halde gebelik elde edilememektedir. İşte bu durum nedeni belirlenemeyen kısırlık olarak adlandırılır.

Yapılan tetkikler sonucunda kısırlığa sebep olan etkenler bulunduğunda bu etkenlere yönelik tedavi çalışmaları yapılır ve çok yüksek oranda gebelik elde edilebilmektedir. Ancak kısırlığa yol açan bazı etkenler daha önceden bilinirse ve yaşam düzeni buna göre değiştirilirse kısırlığın önlenmesi mümkün olabilmektedir.

Pek çok kısırlık vakasında sorunun aşırı stresli yaşam şartlarından kaynaklandığı saptanmıştır

Kadın ve erkeğin üreme fonksiyonlarının tam kapasite çalışıp çalışmaması çoğunlukla beyinde hipofiz bezinden salgılanan hormonların dengesine bağlıdır. Hormonsal denge bozulduğunda vücuttaki tüm mekanizma olduğu gibi gebelik fonksiyonları da zarar görmektedir. Bu bağlamda hormonsal dengeyi korumak adına öncelikle stresten, depresyondan uzak durmak, fiziksel ve psikolojik olarak zinde kalmak gerekmektedir. Modern büyük şehirlerde yaşayan çiftlerde kısırlık oranının kırsal kesimdekilerden daha yüksek olma sebebi de aslında stresli yaşam şartlarıdır. Evde, işte, sokakta gerginlik, stres ve sıkıntı içinde olan kadın ve erkeklerde kısırlık vakalarına sıkça rastlanır.

Zararlı maddelerden uzak durularak kısırlığı önlemek mümkündür

Hem fiziksel hem de ruhsal açıdan bireyleri bağımlı hale getiren ve vücut metabolizmalarını, dengelerini bozan sigara, alkol ve uyuşturucu pek çok rahatsızlığa olduğu gibi kısırlığa da sebep olmaktadır. Özellikle üreme fonksiyonlarına, erkeğin sperm üretimine, kadının yumurtlamasına yaptığı olumsuz etkilerden dolayı zararlı maddeler kısırlık sebepleri arasında sayılmaktadır. Bu bağlamda sigara, alkol ve uyuşturucudan uzak durmak kısırlığı önlemekte yardımcı olacaktır denilebilir.

 Sağlıklı beslenen kişilerde kısırlık görülme oranı daha düşüktür

Doğumdan ölüme kadar insanların her organlarının sağlıklı çalışıp çalışmayacağı sorunsalı aslında bir miktar da olsa beslenme koşullarından geçmektedir. Gereğinden daha az ya da çok yemek küçük veya büyük mutlaka bir sağlık sorununa sebebiyet verebilmektedir. Bu nedenle yeterli ve dengeli beslenmek tüm vücut fonksiyonları ve dolayısıyla üreme için de hayati önem taşımaktadır. Kalsiyum, vitamin, mineral ve protein açısından fakir beslenen kadın ve erkeklerde kısırlık görülme ihtimalinin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte aşırı yağlı, tuzlu, hazır, paket yiyecek ve içecekler tüketenlerin de doğal yolla bebek sahibi olmakta zorluklar yaşadıkları tespit edilmiştir. Özellikle aşırı kilolu ya da aşırı zayıf olan kişiler de sıklıkla kısırlığa rastlanmaktadır.

Düzenli olarak jinekolojik muayeneye gitmek kısırlığı önleyebilir

Özellikle kadından kaynaklanan kısırlık sorunlarının çoğunun sebebi, geç kalınmış, geç fark edilmiş rahatsızlıklardır. Yılda bir kez düzenli olarak rutin jinekolojik muayene geçiren kadınlarda eğer bir anomaliye rastlanırsa, sorun ilerlemeden erken evrede müdahale edilir ve kısırlık önlenebilir. Pek çok rahatsızlığın çok fazla ilerlemeden belirti vermediği göz önünde bulundurulursa, bir şikayete yol açmasını beklemek yerine, düzenli olarak muayeneye gitmek faydalı olacaktır.

Yaş fazla ilerlemeden gebe kalmak gerekir

Özellikle kadınlarda kısırlık sebeplerinden öne çıkanlardan birisi kadının yaşının ilerlemiş olması, 35-40’ın üzerinde olmasıdır. Belli bir yumurta kapasitesiyle doğan kadınların zamanla bu yumurta rezervleri hızla azalmakta ve özellikle de 35 yaşından sonra doğal yollarla gebe kalmak zorlaşmaktadır. Eğitim, iş, kariyer derken bebek sahibi olmayı erteleyen modern yaşam kadınlarında kısırlığın sıkça görülmesinin sebeplerinden birisi de yaşın ilerlemiş, üreme fonksiyonlarının azalmış olmasıdır.

Write a Comment

Çok Okunanlar

Infertility

Mutlu Danışanlar

13 yıllık bebek hasretimiz, nihayet sonra erdi. Denediğimiz sayısız yöntem, sayısız klinikten sonra Recai hocama sonsuz teşekkürler!

Halime Uyar
Halime Uyar

Her şey en başta düşündüğümüzden daha hızlı, daha kolay ve mucizevi şekilde gerçekleşti. Recai bey ve ekibine çok teşekkürler!

Ersin Arslan
Ersin Arslan

Birkaç yıl önce bebek sahibi olmamız, sözde imkansızdı. ROSI tekniğiyle bebek sahibi olduk. Tüm Centrum ekibine çok teşekkür ederiz. =)

Esra Türk
Esra Türk