Tüp Bebek Zor Bir Tedavi mi?
RANDEVU AL

HEMEN RANDEVU AL

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Tüp Bebek Zor Bir Tedavi mi?

Tüp Bebek Zor Bir Tedavi mi?

Tüp bebek tedavisi tıbbi olarak bir zorluğu olmayan ve hastaların günlük hayatını etkilemeyen ağrısız ve acısız bir tedavidir. Günümüz teknolojisine paralel olarak geliştirilen yeni teknikleri ile hastane yatışına gerek kalmadan, hasta açısından oldukça konforlu bir şekilde uygulanan yardımcı üreme yöntemidir. Tedavinin uygulama aşamasında bir zorluğu olmasa da, çiftlerin psikolojik olarak zorlandığı bir süreç olarak adlandırılabilir.

Tüp bebek nedir?

Tüp bebek, çiftlerin normal yollardan çocuk sahibi olamadığı çeşitli sorunlarda tıbbi olarak yapılan müdahale ile gebeliğin elde edilmesini sağlayan yardımcı bir üreme yöntemidir. Kadın ve erkeğin üreme hücrelerinin laboratuvar ortamında bir araya getirilmesi sonucunda oluşan embriyonun anne adayının rahmine yerleştirilmesi ile gebeliğin elde edilmesidir. Bu uygulamada kadından ya da erkekten kaynaklanan sorunlar nedeni ile döllenmenin gerçekleşemediği durumlarda, çiftlerden elde edilen üreme hücrelerinin döllenmeye maruz bırakılmasıdır.

Çiftlerin tüp bebek tedavisine başvurması ile birlikte yapılan detaylı araştırmalar sonucunda sorunun kaynağına ulaşılarak, tedavinin başarılı bir şekilde sonuçlanması için en uygun tedavi yöntemi belirlenmektedir. Bu nedenle kadın ve erkeğin üreme sistemine ait bilgi edinilmesi için bazı test ve tetkikler uygulanmaktadır. Tüp bebek tedavisi için uygunluğu saptanan çiftlerin özellikle anne adayının yaşı, infertilite (kısırlık) nedenleri ve yumurtalık rezervleri doğrultusunda uygun yöntem belirlenerek, tedai süreci başlatılır. Bundan sonra tüp bebek aşamaları devreye girmektedir.

Tüp bebek tedavi aşamaları nelerdir?

  • Yumurta gelişimi:

Gebelik için aranan kaliteli ve olgun yumurtaların elde edilmesi için hormon ilaçları ile anne adayının yumurtalıkları uyarılmaktadır. Bu aşama hastane yatışına gerek duyulmayan kişiye göre uygun dozajlarla verilen iğnelerdir. Foliküllerin büyümesi ve östrojen hormonu seviyesi doğrultusunda yumurta çatlatma ve yumurta toplama aşamasına geçilir. Bu süre yaklaşık 10 ila 15 gün arasında sürmektedir. Yumurtaların gelişimine takiben yapılan çatlatma iğnesinden 36 saat sonra yumurta toplama işlemine geçilir. Ayrıca bu aşamanın herhangi bir zorluğu ve anne adayını rahatız olabileceği ağrı durumu yaratmamaktadır.

  • Yumurta toplama işlemi:

Çatlatma iğnesinin ardından, anestezi altında transvajinal ultrasonografi ile anne adayının yumurtalıkları içerisinde sıvı toplanarak, yumurtanın olup olmadığı kontrol edilir. Eğer yumurta istenilen olgunluktaysa, toplanır. Bu işlem yaklaşık yarım saat sürmektedir. Uygulamanın ardından anne adayı 1 saat kontrol altında tutulduktan sonra günlük hayatına dönebilir.

  • Döllenme işlemi:

Anne adayından toplanan yumurtalar arasından olgunların seçilmesi ile yumurta toplama işlemi ile eş zamanlı olarak baba adayından elde edilen spermler laboratuvar ortamında bir araya getirilmektedir. Bu aşama klasik tüp bebek tedavilerinde sperm ve yumurta hücrelerinin kendi kabiliyetleri doğrultusunda döllenmesi beklenir. Ancak çiftlerin sorunlarına yönelik tek bir spermin direkt yumurta hücresinin içine enjekte edilmesi ile döllenmeye maruz bırakıldığı mikroenjeksiyon yöntemi de tercih edilmektedir. Döllenen yumurtaların gelişiminin izlendiği özel kültür ortamında, uygun hale geldikleri zaman aralarında en kalitesinin seçilmesi ile transfer işlemi gerçekleştirilir.

Ağrısız ve acısız bir şekilde kaliteli embriyo ince kateter yardımı ile anne adayını rahmine yerleştirilmektedir. İşlemden önce serviks (rahim ağzı) ve vajen özel sıvılar ile temizlenir. Transferden sonra anne adayı evine dönebilir. Transferde sonra tüp bebek tedavi aşamaları tamamlanmaktadır. Embriyo transferinden 2 hafta sonra yapılan gebelik testi sonuçlarına göre tedavinin başarısı izlenir.

Embriyo transferi sonrası

Embriyo transferinden sonra ve önceki diğer aşamalarla birlikte tüp bebek tedavisinin zorlu süreci psikolojik olarak yaşanmaktadır. Hastaların tedavinin başarısı hakkındaki endişeleri ile birlikte 2 haftalık süreç biraz sancılı geçebilir. Ancak çiftlerin bu süre zarfından stresten uzak durması, birbirine anlayışlı olması ve olumsuz düşünceleri hayatlarında barındırmaması önerilmektedir. Ayrıca tedavi başarısızlıkla sonuçlansa bile, en iyi sonuçların ikinci ve üçüncü denemelerde elde edilebildiğinin bilinmesi gerekir. İlk başarısızlık uzmanlar tarafında ciddi bir sorun olarak görülmemektedir. Aksine bir sonraki tedavi için rehber niteliğinde aydınlatıcı bir aracı olarak görülür. Bu nedenle çiftlerin sonuç ne olursa olsun, ümitsizliğe kapılmaması ve doktorlarının önerisi doğrultusunda tedaviye sadık kalmaları halinde mutlak başarıya ulaşabileceklerini bilmesi gerekir.

 

Yorumlar

Bir yorum yazınız