İnfertilite Tedavisinde Akupunktur
RANDEVU AL

HEMEN RANDEVU AL

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

İnfertilite Tedavisinde Akupunktur

İnfertilite Tedavisinde Akupunktur

Genel olarak infertilite (kısırlık), çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin, korunmayı bıraktıktan sonraki ilk bir yıl gebeliğin oluşmama durumu olarak tanımlanabilir.

Bu nedenle hekime başvuran çiftlerde, yapılacak muayene ve tetkiklerde, infertilitenin organik sebepleri belirlenip, buna yönelik medikal ve  cerrahi tedavi uygulanarak çocuk sahibi olmaları sağlanabilir. Bu şekilde bütün dünyada binlerce çift, sağlıklı çocuk sahibi olmaktadır.

Ancak, infertilite sorunu yaşayan çiftlerin bir kısmında, yapılan her türlü muayene ve tetkikler sonucunda, hamileliğe engel bir durum tespit edilememekte veya uygulanan her türlü bilimsel tedaviye rağmen hamilelik bir türlü gerçekleşmemektedir. Bunun muhtemel sebepleri üzerine yapılan çalışmalarda oldukça yol alınmasına rağmen, hala bir grup hastada infertilitenin sebebi tam olarak belirlenememektedir.

Bu nedenle gerek hekimler ve gerekse hastalar, çocuk sahibi olabilmek için alternatif yöntemler denemektedir. Bu yöntemler içinde en bilineni, uzak doğuda binlerce yıldır birçok hastalığın tedavisinde kullanılan akupunkturdur.

Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) ve Sağlık Bakanlığımızın çıkardığı yönetmeliklerle birçok hastalığın tedavisinde bilimsel bir yöntem olarak kabul edilen akupunktur, son yıllarda infertilite tedavisinde de giderek daha fazla kullanılmaya başlanmıştır.

infertilite tedavisinde akupunktur

Geleneksel Çin Tıbbının (GÇT) temel felsefesine göre, her insanın yaşamını sağlıklı olarak devam ettirebilmesi için, vücudunun belli bir denge içinde olması gerekir. GÇT bu dengeyi Yin ve Yang olarak tanımlar. Yin ve yang evrende bulunan bütün şekilleri ve özellikleri içine alan bir kavramdır. İkisi arasındaki dengenin bozulması vücudumuzda hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur.

GÇT’na göre vücudumuzda toplam 26 adet meridyen(enerji kanalı) bulunur. Bu meridyenler Yin ve Yang olmak üzere iki gruba ayrılır. Sağlıklı kişilerde Qi denilen yaşam enerjisi bu meridyenlerde vücudumuzun bir ucundan diğer ucuna belli sıra ve düzen içinde kesintisiz bir şekilde dolaşır. Meridyenlerdeki yaşam enerjisinin (Qi) dolaşımındaki herhangi bir aksama vücudumuzdaki dengenin bozulmasına, dolayısıyla hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur. Dengesizliğin oluştuğu meridyene göre farklı hastalıklar görülebilir.

Meridyenler birçok noktanın birleşmesinden oluşur. Vücudumuzda yaklaşık 1000 meridyen noktası vardır. Bu noktaların ancak 300-350 tanesi akupunktur tedavisinde kullanılır.

Akupunktur tedavisinde amaç; Vücudumuzdaki meridyenler üzerinde bulunan noktaların farklı yöntemlerle (iğne, lazer, masaj vs.) uyarılması ile bozulan bu dengenin yeniden sağlanmasıdır. Enerjinin bir kanaldan diğerine akışının sağlanması vücudun tamirine imkan sağlar ve kendi kendine iyileşme işlemi başlatılmış olur.

Akupunktur tedavisinde, en sık bu işlem için üretilmiş saç teli kalınlığında özel iğneler kullanılır. Hastalığa sebep olan meridyen üzerindeki noktalara yerleştirilen bu iğneler belli şekilde maniple edilerek, enerjinin yeniden normal hale getirilmesi sağlanır.

Uzak doğuda binlerce yıldır uygulanan akupunktur, son elli yıldır da batıdaki hekimler tarafından da birçok hastalığın tedavisinde olduğu gibi, kadın hastalıklarının tedavisinde de başarı ile kullanılmaktadır.

Son yıllarda birçok merkez, kadın ve erkek infertilitesinin tedavisinde, gerek yapılan bilimsel tedaviye yardımcı olarak ve gerekse tek başına akupunkturu kullanmaktadır.

Bu konuda yapılan birçok çalışma, bilimsel tedavi ile birlikte yapılacak akupunktur tedavisinin gebelik oranlarını anlamlı şekilde arttırdığını göstermiştir.

akupunktur

 İnfertilite tedavisinde akupunkturun rolü iki ana başlık halinde incelenir;

1.Doğal yolla gebelikte akupunktur uygulamaları,

2.Yardımcı gebelik tedavi yöntemlerinde (ivf) akupunktur uygulamaları

I. Doğal Yolla Gebe Kalmada Akupunktur Uygulamaları

İnfertilite nedeniyle hekime başvuran çiftlerde yapılan tetkiklerde erkeğe ve kadına ait herhangi bir sebebin belirlenemediği veya yapılan bilimsel tedavilere çok zor cevap alınan ve Batı Tıbbında  “açıklanamayan infertilite” olarak tanımlanan vakalarda, eşlerin geleneksel Çin Tıbbı yöntemleriyle incelenmesi ile çok önemli veriler elde edilebilir.

Geleneksel Çin Tıbbı, hastalıklara bütünsel bir bakış açısı ile yaklaşır. Yani hastanın sadece mevcut rahatsızlığı ile ilgili şikayetleri değil, bütün vücuduna ait semptomları değerlendirir. Batı tıbbında çok önemli değilmiş gibi görünen şikayetler Çin Tıbbı açısından çok önemli olabilir. Örneğin, infertilite için sadece hormonal veya genital sistemle ilgili değil, vücudun diğer sistemlerine ait şikayetler önemli olabilir. Bu nedenle hastaların anamnezi (hikayesi) alınırken, bütün vücuduna ait sikayetleri değerlendirilir.

Batı tıbbında kadının menstrüel siklusu süresince üreme fizyolojisinde oluşan değişiklikler, Çin tıbbında yin, yang, Qi ve kan olarak tanımlanan kavramlardaki değişikliklerle eşleştirilir. Kadının menstrüel siklusu boyunca, yin, yang, qi ve kandaki azalıp yükselmeler, adetlerin düzenli bir şekilde devam etmesini veya aksine üreme ile ilgili problemlerin ortaya çıkmasına neden olur.    Buna göre kadının menstrüel siklusu dört aşamada incelenir: Bu aşamalar, folliküler, ovulatuar, luteal ve menstrüel fazlardır. Bu aşamaların her birinde Çin tıbbı bakış açısına göre belirlenen problemler giderilerek kadının infertilitesine bir çözüm getirilebilir.

Batı tıbbı tarafından tanımlanan “açıklanmayan infertilite” vakalarında, geleneksel Çin Tıbbı bakış açısı ile mentrüel siklusun tedavisi oldukça sık kullanılan bir yöntemdir. Bu vakaların batı tıbbı tarafından yapılan incelenmesinde herhangi bir sorun belirlenemezken, Çin tıbbı incelemelerinde hemen göze çarpan bazı bulgular tespit edilebilir.

Gebeliğin gerçekleşme ihtimalinin en yüksek olduğu yirmili yaşlardaki genç kadınlarda bile, henüz infertiliteye ait bir sorun yaşanmazken, yapılan değerlendirmelerde belirlenen problemler, ileride bu kadınların ciddi infertilite sorunu yaşayacağını gösterebilir. Bu dönemde yapılacak tedaviler ileride bu kadınların infertilite problemi yaşamasını önleyebilir.

Örneğin, vücudumuzdaki 12 çift meridyenden ikisi olan böbrek ve karaciğer meridyeni üremeye yön verir. Bu meridyenlerdeki enerjinin normal olarak dolaşmasını engelleyen durumlarda hastaların buna ait semptomları olabilir. Henüz hastalarda menstrüel siklusa ait herhangi bir sorun yaşanmazken, bu meridyenlere ait, bel ağrısı, gece terlemeleri, aşırı kuruluk veya yorgunluk gibi semptomlar görülebilir. Bu hastaların nabız muayenelerinde karaciğer ve böbrek nabızları zayıf olarak tespit edilir.

Genel olarak, vücudun yin/yang dengesinin sağlanması tedavinin etkinliği açısından önemlidir.

Bunun yanında kişinin sağlığı ile ilgili diğer bulgular, enerji seviyesi, sindirim sistemi, tiroid fonksiyonları, emosyonel durum ve stres seviyesi gibi adetleri etkileyebilecek diğer durumlarda incelenmelidir.

Tedavide batı tıbbı tarafından koyulan teşhislerin, Çin Tıbbındaki karşılıklarına göre spesifik akupunktur protokolları uygulanır.

akupunktur tedavisi

Hastalarda infertilitenin yanı sıra ilgili olduğu meridyene ait semptomlar vardır. En sık görülenler aşağıda kısaca anlatılmıştır.

Böbrek Yang Eksikliği:  

Şikayetler: Genel olarak, halsizlik, dermansızlık, yorgunluk, yüzde solukluk, ellerde ve ayaklarda soğukluk, soğuğa karşı aşırı tahammülsüzlük vardır. Ayrıca, yetersiz ve açık renkli adet görme (hipomenore) veya hiç adet görmeme (amenore), belde ve dizlerde zayıflık ve tutulma, açık renkli vajinal akıntı(lökore), sık idrara çıkma, düşük eğilimi, işitme kaybı, kulak çınlaması, ödem, iç titremesi hissetme, solunum sıkıntısı, korkulu ruh hali, kemiklerde ağrı görülür.

Muayenede hastaların dili soluk renkli ve şişmiş olarak görülür. Üzerinde ıslak ve beyaz renkli kab vardır. Kenarında diş izleri olur. Nabız, derinde ve yavaş olarak hissedilir

Böbrek Yin Eksikliği:

Şikayetler: Genel olarak, halsizlik, bitkinlik, ayak tabanında, avuç içlerinde ve göğsün ön tarafında sıcaklık hissi olur. Geceleri terleme, kırmızı yanaklar, ağız ve boğazda kuruluk, az miktarda koyu renkli idrar, az miktarda yetersiz adet görme veya görmeme, çarpıntı, susuzluk hissi, baş dönmesi, gündüzleri hafif ateş, sinirlilik, bel ve dizlerde zayıflık, kulakta çınlama, işitme kaybı olur.

Muayenede hastanın dili kırmızı renkli ve kurudur. Nabız tel gibi ince ve hızlı hissedilir.

Karaciğer Qi durgunluğu: 

Şikayetler: Düzensiz adet görme (geç veya erken),  huzursuzluk, ruh halinin değişken olması, depresyon, adet kanının koyu renkli ve pıhtılı olması, özellikle adet dönemlerinde karın bölgesinde, kasıklarda, göğüslerde ağrı ve gerginlik, kasıklarda ve göğüslerde ele gelen kitleler, sık sık iç çekme, hıçkırık tutması ve geğirme ihtiyacı, boğaza birşey takılmış gibi hissetmek (globus histerikus), iştah azlığı vardır.

Muayenede, dil normal renkte, üzerinde ince tabaka halinde beyaz ve sarı renkli kab vardır. Nabız, ince titreşimli ve tel gibi hissedilir.

Nem ve Balgam Tıkanıklığı: 

Şikayetler: Az miktarda ve geç adet görme, bol miktarda yapışkan vajinal akıntı, parlak beyaz cilt rengi, obezite, çarpıntı hissetme, göğüs bölgesinde gerginlik hissi, bulantı olur.

Muayenede dilin üzeri beyaz renklidir. Nabız kaygan hissedilir

Kan stazı

Sikayetler: Koyu renkli ve pıhtılı adet kanı, geç adet görme, karnın alt tarafında ciddi ağrı (özellikle adet başlarken artar) olur.

Muayenede dil mor renklidir ve üzerinde noktalar vardır.

Endometriozis

batıda giderek daha fazla teşhis edilen ve infertilitenin en ciddi sebeplerinden birisidir. Sıklıkla laparoskopi ile teşhis edilir. Sıklıkla, ağrılı adet görme ve koyu renkli adet kanı ile nitelendirilir. Karında ele gelen nodüller ve kitleler vardır.

Çin tıbbı açısından endometriosis, uterusta kan durgunlaşması olarak tanımlanır. Normalde, her adette rahmin iç tabakası olan endometrium tamamen atılmalıdır. Bu düzgün bir şekilde yapılmazsa, uterusta kanın pıhtılaşmasına ve donmasına neden olur. Bu pıhtı ile doğal akım engellenir, Uzun ve etkili bir tedavi için, bu kan durgunlaşmasının sebebinin bulmak için problemi geriye doğru izlemek gerekli olabilir. Endometriosisin tedavisinde de akupunktur uygulanmaktadır

PCOS (Polikistik over sendromu)

PCOS overlerde birçok kistik oluşumlarla karakterize çok yaygın bir durumdur. Yaklaşık olarak ultrason yapılan kadınların % 25 nde belirlenebilir. Bu ovulasyonu ve adetlerin düzenli bir şekilde (genellikle uzama eğilimindedir) yapılmasını engelleyebilir. Birlikte, hirsutizm (kadınlarda erkek tipi kıllanma), obezite, akne ve vücuttaki kadınlık/erkeklik hormonlarında dengesizlik görülebilir.

Çin tıbbında, bu durum sıklıkla nemin birikimine bağlıdır ve buna uterusun nemi harekete geçirme kuvvetinin ( böbrek yangı) yetersizliği neden olur. Nem arttığı için, yang daha da zayıflar ve enerji siklusunun çok kötü olmasına ve daha fazla neme neden olur. Hem semptomlarla,  hem de altta yatan sebeplerle mücadele edilerek, böbrek yangındaki zayıflık, etkili bir şekilde tedavi edilebilir. İyi bir sonuç elde edilmesi altı aydan daha fazla bir süre alabilir. Ayrıca diyet ve yaşam biçimindeki değişiklikler PCOS ‘un tedavisinde önemli bir rol oynar.

Erken Menopoz (POF)

Kısaca kadınların 40 yaşından önce adetlerinin kesilmesi olarak tanımlanabilir. Yapılan laboratuvar testlerinde FSH (follicule stimulating hormone) seviyelerinde yükselme,(30 IU/ml den fazla ), östrojen seviyelerinde düşme tesbit edilir. Yapılan araştırmalar yaklaşık olarak kadınların % 1 ile 4 ünün erken menapoz nedeniyle doktora başvurduğunu göstermektedir.

Geleneksel Çin Tıbbı açısından POF’un sebebi:

  • Yaşamın ve üremenin kaynağı olarak kabul edilen böbrek enerjisinin azalması,
  • Vücuda alınan besinlerin dönüştürülmesi ve organlara ulaştılmasından sorumlu olan dalakta nem olması
  • Kalp enerjisindeki durgunluğa
  • Menstrüel siklusun düzenlenmesi ve hormonal kontrolün sağlanmasında etkili olan karaciğer meridyenindeki kesilmelere bağlı olduğu kabul edilmektedir.

Tedavide de öncelikle POF şikayeti ile gelen hastalarda yapılacak muayene ve analizlerle, yukarıda sayılan sebeplerden hangisine ait olduğunun belirlenmesi önemlidir. Daha sonra buna yönelik akupunktur tedavi protokolları düzenlenerek hastaların tedavi olması sağlanır.

Daha önce yapılmış birçok çalışmada akupunktur ve bitkisel tedavinin, hem hipofiz hem de hipotalamus üzerinde etkili olduğu, böylece ovulasyonun düzeldiği, FSH seviyelerindeki yükselmelerin azaldığı, estrojen üretimine katkıda bulunduğu ve LH nın düzenlendiği ispat edilmiştir. Böylece akupunkturun POF da görülen semptomların önlenmesi ve adetlerin düzenlenmesinde etkili olduğu gösterilmiştir. Bütün bu semptomlar azaldığında, daha yüksek östrojen seviyelerine bağlı olarak kadınların gebe kalma ihtimalinin de arttığı görülmüştür. Östrojen seviyesi arttığı için adetler daha düzenli olacak ve buna bağlı olarak ovulasyon da devam edecektir.

1999 yılında yapılan bir çalışmada sekonder ovaryan yetmezliği olan kadınlar üzerinde yapılan bir çalışmada, batı tıbbında kullanılan klomifen sitrat ile akupunktur ve bitkisel tedavi karşılaştırılmış ve akupunktur tedavisinin daha uzun süre etkili olduğu ve tedaviye cevabın daha iyi olduğu görülmüştür. Her iki grupta da tedavi sonrasında FSH ve LH seviyelerinde ve adetlerde düzelme olmuştur.

Akupunktur,

  • Overlerin beslenmesi için gerekli olan kan akımını arttırır, böylece yumurta kalitesi düzelir
  • Hipotalamus/hipofiz/over aksını düzenler.
  • Vücudu gevşetir, stres seviyelerini azaltır.

Kadınlarda infertilite tedavisine başlarken öncelikle hastanın yukarıda Geleneksel Çin Tıbbına göre kısaca tanımlanan klinik formlardan hangisine uyduğunun tespit edilmesi gerekir. Hastalar bu klinik formlarda görülen şikayetlerin kendilerinde olup olmadığını değerlendirebilir. Eğer siz de bu şikayetler varsa akupunktur tedavisinden fayda göreceksiniz demektir.

II. Tüp Bebek tedavisinde Akupunktur Uygulaması:

Tüp bebek tedavisi sırasında akupunktur uygulaması giderek daha fazla klinik tarafından kullanılmaktadır.

1992 yılında Almanya da Paulus ve arkadaşları tarafından toplam 160 vaka üzerinde yapılan bir çalışmada, embriyo transferinin hemen öncesinde ve sonrasında akupunktur uygulanması ile gebelik oranlarının, yapılanlarda %42.5 olarak bulunurken, yapılmayanlarda % 26.5 lik bir oran tesbit edilmiştir(1).

Bilimsel pek çok dergide yayınlanan bu çalışma, daha sonra yapılmış olan pek çok çalışmaya referans teşkil etmiştir. Bu çalışmalarda da benzer sonuçlar elde edilmesi, akupunkturun tüp bebek tedavisinde daha sıklıkla kullanılmasını sağlamıştır.

2008 yılında British Medical Journal tarafından yaklaşık 1366 vaka üzerinde yapılan bir mega analizde, akupunkturun Ivf başarısını belirgin olarak arttırdığı bulunmuştur(2). Pratik olarak, Ivf uygulanan her 10 hastadan bir tanesinin ilave akupunktur tedavisi ile gebe kaldığı bulunmuştur(3).

tüp bebekte akupunktur

 

Akupunktur nasıl yardımcı olabilir?

  • Akupunktur, implantasyonu etkileyen stres hormonlarını düzenler.
  • Nöroendokrinolojik faktörleri ayarlar (hormon seviyelerini düzenler).
  • Uterusun iç tabakasına kan akımını arttırır.
  • Sitokinleri ve immün cevabı ayarlar .

IVF Sırasında Akupunkturun Aşamaları

Aşama 1 – IVF öncesinde akupunktur uygulaması

IVF tedavisine başlamadan önceki hazırlık aşamasında akupunktur yapılması, hastaların hormon seviyelerini ayarlamakta, menstrüel siklusun ve ovulasyonun düzenli ve verimli olmasını sağlamaktadır. Bu amaçla hastanın mestrüel siklusunun her bir aşaması Çin Tıbbı açısından değerlendirilmekte, ovulasyonda en iyi yumurtanın atılmasını ve döllenme olduktan sonra embryonun yerleşeceği endometriumun en iyi koşullarda olmasını sağlamaktadır.

Son yıllarda birçok merkez, hastanın IVF tedavisine başlamasında kriter olarak FSH değerlerine bakmaktadır. Eğer hastanın FSH değerleri bu tedaviye başlamak için çok yüksekse, akupunktur bu değerin düşürülmesinde faydalı olabilir.

Aşama 2 –Uzun Protokolda veya kısa protokolda akupunktur uygulaması

Uzun protokol sırasındaki tıbbi tedavi hipofiz tarafından overlerin stimüle edilmesini durdurmak için kullanılır. Bu etkili bir şekilde, menstrüel siklusunuzu durdurur , böylece overler stimülasyon ilaçları ile kontrol edilebilir. Bunun yanında, bu regülasyon adette gecikmeye, çok hafif olmasına veya hiç olmamasına neden olabilir. Bu noktada akupunktur tedavisi, uterusun iç tabakasının tam olarak atılmasının sağlanmasına odaklanır. Eski endometriumun tam olarak atılması iyi, bir kan akımı ile taze kalın ve sağlıklı bir endometriumun oluşmasını sağlar.

Bu dönemdeki akupunktur tedavisi uzun protokolda görülen baş ağrısı ve sıcak basması gibi şikayetlerin azaltılması için kullanılabilir

Aşama 3 – Stimulasyon aşaması sırasında

Stimulasyon aşaması sırasında overlerde folliküller büyümeye  ve endometrium yeniden kalınlaşmaya başlar. Bu aşamada uygulanacak tedavi birçok follikül oluşturmaya hedefler. IVF stimulasyonu, normal doğal siklusta toplanandan daha fazla matür yumurta toplanmasını sağlar. Bu aşamada akupunktur uygulaması, oluşan follikül sayısına belirgin bir katkı sağlamaz, ancak endometriumun kalınlaşmasının daha iyi olmasında rol oynar. Eğer, ince endometrium, kan pıhtılaşma bozuklukları veya koyu renkli pıhtılı menstrüel kanama gibi spesifik sorunlar varsa, bu dönemde yapılacak akupunktur tedavisi fayda sağlayabilir.

Aşama 4 – Embryo transferinde Akupunktur

Akupunktur hem transfer öncesinde hem de sonrasında yapılır. Tedavinin amacı, embriyonun rahim içinde tutunabilirliğini  ve endometriuma giden kan akımının arttırmaktır. Ayrıca akupunktur transfer işlemi sırasında olabilecek spazmları ve kasılmaları azaltır. Aynı zamanda  implantasyonu etkileyebilecek stres hormonlarını dengeler, böylece anksiyete azalır.

Aşama 5 -Transferden sonraki ilk iki hafta ve daha sonrasında akupunktur uygulaması

Embryo transferinden sonraki iki hafta çiftler için oldukça streslidir. Bu dönemde eğer anksiyete seviyeleri çok yüksekse, akupunktur çiftlerin gevşemesine yardımcı olabilir

İdeali, pozitif sonuç elde edildikten sonraki gebeliğin ilk 12 haftası süresince akupunktur yapılması, gebeliğin düzgün bir şeklide devam etmesi için önerilmektedir.

Erkek İnfertilitesi:

Kısaca erkek infertilitesi, spermin oositi (yumurtayı) dölleme yetersizliği veya sperm üretiminin yokluğu olarak tanımlanabilir Bütün dünyada infertilitenin sebebinin öncelikle kadınlarla ilgili problemlere ait olduğu düşüncesi hakimdir. Ancak gerçekte durum böyle değildir. Erkeklerde en az kadınlar kadar infertiliteden sorumludur. Aşağı yukarı infertilite vakalarının % 40 nın sebebi erkeğe ait faktörlerdir.

Son çeyrek yüzyılda, sperm kalitesi ve sayısının, çevresel  faktörlere (toksinlere), uygun olmayan beslenmeye, strese ve ısıya bağlı olarak % 40 dan  daha fazla azaldığını göstermektedir.

infertilite ve akupunktur

Son yıllarda erkek infertilitesinin tedavisine yönelik pek çok gelişme olmasına rağmen, sperm kanallarındaki tıkanıklıkların cerrahi olarak düzeltilmesi dışında sperm kalitesi ve miktarının arttırılması ile ilgili çok ciddi bir ilerleme kaydedilememiştir. Bu nedenle erkeğe bağlı sebepler nedeniyle çocuk sahibi olamayan pek çok çift yardımcı üreme (tüp bebek, aşılama) tedavilerine başvurmaktadır. Ancak bu tedavilerin maliyetinin çok yüksek olması ve sonuçlarının da % 100 olmaması, çiftlerin çocuk sahibi olması önünde önemli bir engel olarak durmaktadır.

Sonuçta, erkeğe ait sebepler nedeniyle çocuk sahibi olamayan çiftler alternatif tedavi yöntemlerini denemektedir. Bu yöntemler içinde en bilineni, binlerce yıldır uzak doğuda ve son elli yıldır batıda birçok hastalığın tedavisinde başarı ile uygulanan akupunkturun, erkek infertilitesini direk olarak etkileyen sperm sayısının arttırılması, morfolojisinin düzeltilmesi, hareketinin arttırılması, hormonal dengesizliklerin düzeltilmesi konusunda etkili olduğu gösterilmiştir.

Geleneksel Çin Tıbbında, böbrekler büyümeden, gelişmeden, üremeden ve yaşlanmadan sorumludur. Böbreğin iki farklı tarafı vardır. Yin ve yang. Böbrek yin’i vücudun suyudur (ve beslenmesi), böbrek yang’ı ise vücudun ateşidir (ve enerjisi). Bunlar dengede olmalıdırlar. Böbrek yin’i eksikse, vücudun yang’ı dominant (baskın) olur ve vücut ısınır (buna eksiklik ısısı denir).     Vücudun ısınmasına bağlı olarak sperm üreten hücreler yeterince fonksiyon göremez. Diğer yönden sperm üretimi için yeterli besin yoktur. Eksiklik ısısı, enerji akımını hızlandıracağı için prematüre ejakülasyona (erken boşalma) neden olur.

Geleneksel Çin Tıbbı Açısından sperm üretimini etkileyen üç ana problem vardır.

Nemli Isı:

Tipik olarak uzun süre yüksek kalorili beslenmeye ve çok fazla alkol tüketilmesine veya seksüel partnerden nemli ısının direk olarak bulaşmasına bağlı olabilir.

Semptomlar; Ağrılı idrar yapma, vücutta sıcaklık hissi, ereksiyonun uzun süre devam ettirilememesi, kasıklarda ve skrotumda aşırı terleme, bacaklarda ağrılar ve ağırlık hissi, uyku hali, öğleden sonra yorgunluk, genital organlarda ağrı ve kaşıntı vardır.

Laboratuvar olarak, sperm sayısında azalma, hareket azlığı ve antisperm antikorları gösterebilir. Ejakulat yoğun olabilir veya gecikmiş likefaksiyon nedeniyle pıhtılı olabilir. Muayenede dilin arka tarafında sarı renkte yağlı bir kab vardır. Nabız, kaygan ve yumuşak hissedilir.

Qi ve Kan Stagnasyonu (Durgunluğu):

Sıklıkla varikoselde görülür. İnfertil erkeklerin % 25’ nden fazlasında varikosel olduğu ileri sürülmektedir. Normal erkek populasyonunun % 10-15’ nde varikosel  görülür. Batıda uygulanan cerrahi yöntemler ile gebelik oranları %30-50 artmaktadır. Ancak Çin Tıbbında Qi ve kan stagnasyonu testislere olan bir travmanın veya testislerdeki kötü dolaşımın sonucu olabilir. Hem varikosel hem de Qi ve kan stagnasyonu testislerde kan birikmesine ve intraskrotal ısının yükselmesine neden olur.

Semptomlar; Testislerde, bacak ve kasıklarda variköz (genişlemiş) venler. Soğuk el ve ayak parmakları, büyük ve mor renkli dil, dilin altında genişlemiş venler görülür.

Böbrek Yang Eksikliği:

Sıklıkla yaşla ilgilidir. Ancak, genç erkeklerde de görülebilir, Sıklıkla genetik veya kötü yaşam şekline bağlıdır. Çok fazla soğuk içecek ve yiyecekler, çiğ gıda tüketmek, uzun süre soğuk ortamlarda bulunmak veya çalışmak, çok fazla seks yapmak sebep olabilir.

Böbrek yang eksikliğinde  ayrıca, soğuk intoleransı, sık açık renkli idrara çıkma, yorgunluk, impotens (iktidarsızlık), gece uykuda boşalma, gece idrar kaçırma, cinsel isteksizlik vardır

Muayenede soluk dil, yavaş nabız tespit edilir.

Laboratuvar olarak,  düşük sperm sayılı sulu ejakülat ve kötü sperm hareketleri gösterebilir.

Her hastada infertilitenin sebebi  farklı olacağı için, tedavide farklılık gösterir. Bu nedenle hastanın yukarıda GÇT’na göre tanımlanan klinik formlardan hangisine uyduğunun belirlenmesi gerekir. Bu amaçla, hastadan alınacak detaylı bir anamnez(hikaye), nabız ve dil muayeneleri bize yol gösterecektir.

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, idiopatik oligospermia, asthenospermia veya teratoazospermia’sı olan erkeklerde, akupunktur tedavisinden sonra, total ejakülatta yapısal defektler olmaksızın, sperm sayısında ve yüzdesinde belirgin bir artış olmuştur.

Sperm üretimi ve kalitesi artabilir. Mekanik blokaj giderilir veya azaltılabilir

İnfertilitede stresin rol oynayıp oynamadığı hala tam olarak bilinmiyor. Ancak kesin olan birşey varsa, o da fertilitede yaşanan zorlukların, kişileri strese soktuğudur. Akupunktur kişilerin gün içindeki streslerini azaltmaz, ancak kişinin stres sebepleri ile daha iyi mücadele etmesine yardımcı olur. Böylece stres ve dolayısıyla skrotumun ısısı da azalır.

Akupunktur pelvik kaviteye olan kan akımını arttırarak, sperm morfolojisini ve sayısının düzeltir. Aynı zamanda Hipotalamus/hipofiz/ over aksının normal çalışmasını sağlayarak vücudun doğal hormon üretimini düzeltir. Akupunktur aynı zamanda vücuttaki toksinler uzaklaştırır, stresi azaltır.

Çin’de Şangay Üniversitesinde yapılan bir çalışmada, elektro akupunktur ve moxa tedavisinin sperm sayısı ve kalitesini düzelttiği aynı zamanda testesteronda %65.1, estrojen de % 57.1, LH da % 35.3, FSH da % 33.5 luk bir düzelme sağladığı gösterilmiştir.

Erkekler için minimum tedavi süresi üç aydır. Akupunktur tedavisi ile sperm kalitesi ve miktarında hızlı bir düzelme olabilir. Akupunktur tedavisine ivf tedavisinin herhangi bir aşamasında başlanabilir.

kısırlık ve akupunktur

KADIN İNFERTİLİTE TEDAVİSİNDE AKUPUNKTUR UYGULANMASI  İLE İLGİLİ OLAN YAYINLAR:

  1. Paulus, et.al. Fertility and Sterility Vol: 77, No. 4, APRIL 200
  2. Manheimer E, Zhang G, Udoff L, et al. Effects of acupuncture on rates of pregnancy and live birth among women undergoing in vitro fertilisation: systematic review and
meta-analysis. BMJ 2008;336(7643):545-549.
  3. Anderson BJ, Haimovici F, Ginsburg ES, Schust DJ, Wayne PM, In vitro fertilization and acupuncture: clinical efficacy and mechanistic basis. Altern Ther Health Med. 2007
May-:3848
  4. Effect of Acupuncture on Premature Ovarian Failure: A Pilot Study

Yingru Chen,1 Yigong Fang,1 Jinsheng Yang,1 Fei  Wang, 2 Yingying Wang,1 and Li Yang1

Institute of Acupuncture and Moxibustion of China Academy of Chinese Medical Sciences, No. 16 Dong Zhi Men Nei Nan Xiao Jie, Dongcheng District, Beijing 100700, China

 ERKEK İNFERTİLİTE TEDAVİSİNDE AKUPUNKTUR UYGULANMASI İLE İLGİLİ OLAN YAYINLAR

  1. Effects of acupuncture and moxa treatment in patients with semen abnormalities
    Human Reproduction Division, Discipline of Urology, São Paulo Federal University, Paulista School of Medicine, São Paulo, Brazil Asian J Androl 2003 Dec; 5: 345-348
  2. Influence of acupuncture on idiopathic male infertility in assisted reproductive technology
    Tongji Hospital, Tongji Medical College, Huazhong University of Sceince and Tecnology
    PMID: 12658811 [PubMed – indexed for MEDLINE
  3. Effect of acupuncture on sperm parameters of males suffering from subfertility related to low sperm quality Institute of Chinese Medicine, Tel Aviv, Israel
    PMID: 9272232 [PubMed-indexed for MEDLINE]
  4. Eastern medicine approaches to male infertility Semininars in Reproductive Medicine. 2013 Jul;31(4):301-10. doi: 10.1055/s-0033-1345589. Epub 2013 Jun 17
  5. Pei, J, Strehler, E, Noss, U, Abt, M, Pimboni, P, Baccentti, B, Sterzik, K. “Quantitative evaluation of spermatozoa ultrastructure after acupuncture treatment for idiopathic male fertility”. Fertility and Sterility; July 2005; 84(1): 141-7
  6. Lewis, R “The Infertilty Cure”, Little, Brown, 2004; 85, 103, 253-61

Dr. A. Gökhan KIRTUNÇ

Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı, Akupunkturist

gokhankirtunc

  • 1964 yılında Ankara’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini aynı şehirde  tamamladı.
  • 1982 yılında Gülhane Asker Tıp Fakültesinde Tıp eğitimine başladı.
  • 1988 yılında Tabip Teğmen rütbesi ile mesleki hayatına başladı.
  • 1988-1989 yılları arasında İstanbul GATA Eğitim Hastanesinde 1 yıl süreyle stajyer hekim olarak çalıştı.
  • 1989-1991 yılları arasında Erzurum 51. piyade tümeni, 246. Piyade Alayında pratisyen hekim olarak çalıştı.
  • 1991 yılında Ankara GATA Anestezi ve Reanimasyon kliniğinde Anestezi ihtisasına başladı.
  • 1995 yılında Anestezi İhtisasını tamamladı.
  • 1995-2002 yılları arasında Balıkesir Asker Hastanesi Anestezi kliniğinde anestezi uzmanı olarak çalıştı.
  • 2002-2007 yılları arasında Ankara Mevki Asker Hastanesinde Anestezi klinik Şefi olarak görev yaptı.
  • 2007 yılında TSK’daki mecburi hizmetini tamamlayarak, Tabip Albay rütbesi ile emekli oldu.
  • 2007 yılından bu yana Centrum Clinic‘te anestezi uzmanı olarak çalışmaktadır.
  • Yaklaşık 14 yıldır akupunktur ile amatör olarak ilgilenmektedir.
  • 2014 yılında Ankara Gazi Üniversitesi Akupunktur Kliniği sertifika programını tamamladı. Yaklaşık 2,5 yıldır çalıştığı merkezde anestezi uzmanlığının yanı sıra, özellikle infertilite ve jinekolojik akupunktur konularında profesyonel olarak çalışmaktadır.
  • Evli ve 1 çocuk sahibidir.

İletişim :

GSM     : 0 532 334 77 87

TEL      : 0312 446 66 66

INFO    : gkirtunc@renakupunktur.com

WEB       : www.renakupunktur.com

 

Yorumlar

Bir yorum yazınız