Endometriozis
RANDEVU AL

HEMEN RANDEVU AL

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

Endometriozis

endometriozis

Endometriozis, üreme dönemindeki kadınlarda ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Endometriozis ismini ise, rahmin iç tabakasını kapsayan tabaka manası taşıyan ve her ay adet döneminde kalınlaşan ve dökülen ”endometrium” dan alır. Endometriozis’te normal olarak rahim iç tabakasında olması gereken endometrium’a benzeyen doku, rahim dışında vücudun başka alanlarında da bulunmaktadır. Rahim dışındaki bu endometriozis yerleri; ağrı, kısırlık ve çeşitli problemlere yol açabilir.

Endometriozisin en yaygın görülme alanları;

  • karın boşluğunda ve yumurtalıklarda,
  • rahime ait tüplerde,
  • rahmi destekleyen bağlarda,
  • vagina denilen döl yatağı ve anal kanal arasındaki bölgede,
  • rahim dış yüzeyinde,
  • pelvis adı verilen karın boşluğunun yüzeyidir.

Bu endometriozis alanları kimi zaman barsaklarda, anal kanalda, idrar torbasında, vajinada, rahim ağzında, dış üreme organları üzerinde ya da karın ameliyatlarının yara izlerinde meydana gelebilir.

Endometriozis alanları, çoğunlukla kötü huylu tümör ya da kanser değildir. Normal doku tipleridir ancak normal yerleşim alanlarında değillerdir. Rahim içini kapsayan endometrium gibi endometriozis alanları da adet döngüsünü sağlayan hormonlara cevap vermektedirler. Adet döneminde bu odaklarda da rahimde olduğu gibi yıkılma ve kanama olur.

Buna karşın, rahimi döşeyen tabaka gibi adet kanı şeklinde vücuttan atılma imkanı yoktır.  Bundan dolayı da kendi içine kanama ve bu odaklardan dökülen dokunun ve kanın, komşu dokulara hasar vermesi, çevre dokularda iltihaba sebep olması ve bağ dokusu oluşumuna yol açabilmektedir. Odakların yerleşim alanlarına göre meydana gelebilecek başka hasarlar, bu odakların başka alanlara da yayılmasına yol açabilir. Bunun dışında yapışıklıklara, barsaklarda kanama ya da barsak tıkanmasına, idrar torbası fonksiyonlarının etkilenmesine ve diğer problemlere yol açabilir.

Endometrizozis (Çikolata Kistleri)

Endometriozis (çikolata kisti) yumurtalıklara yerleştiği zaman, yumurtalık içinde kistlerin oluşumuna yol açar. Kist: her adet döneminde, yumurtalık içindeki endometrium dokusunun hormonların etkisi ile kanaması neticesi ile gelişir. Kistin içinde kanın uzun süre kalması da kistleri oluşturur. Koyu kahverengi ve sıvı bir hal aldığı için de çikolata kisti denir.

Kistler tedavi edilmezse daha da büyür. Kendi etrafında dönebilir ya da yırtılabilir. Yırtılırsa içindeki sıvı karın boşluğuna yayılma yapar. Bu da ani klinik bulgulara sebep olur. Basit işlevsel yumurtalık kistleri birkaç ayda kaybolur. Ancak çikolalata kistleri kaybolmadan büyürler. Eğer 3 cm’den büyükse, cerrahi müdahale ile alınırlar.

Endometriozis Belirtileri

  • Sürekli kasık ağrısı,
  • Adet döneminde ağrı,sancı
  • Birliktelik esnasında kasık ağrısı
  • Gebe kalamama     
  • Adet öncesi lekelenme tarzı kanama
  • Kabızlık – İshal
  • Büyük abdest yaparken ağrı
  • Yan ağrısı
  • Sırt ağrısı
  • Sık idrara çıkma
  • İdrarda kan görülmesi
  • Cinsel temas sırasında ve sonrasında görülen ağrılar,
  • Kısırlık,
  • Düzensiz veya fazla kanamaları,
  • Yorgunluk,
  • Adet sırasında ağrılı barsak hareketleri.

Endometriozisin en yaygın olarak karşılaşılan belirtisi; adetten önce ve adet sırasında yaşanan çok şiddetli ağrılardır. 

Bazı endometriozis vakalarında hiçbir belirti ile karşılaşılmayabilir. Endometriozisten mustarip kişilerin % 30-40’ında kısırlık meydana gelmektedir. Hastalık eğer ki ilerlemiş ise daha da yaygın olarak kısırlık görülebilir. Hissedilen ağrının derecesi, hastalığın evresiyle ilişkili değildir.  Oldukça minik endometriozis odakları prostoglandin ismi verilen ağrı duymaya yol açan maddenin vücut içerisinde üretimi için oldukça etkindir.

Endometriozis Nedenleri

Endometriozisin tam olarak sebebi açıklanamamaktadır. Bu hastalığa yol açan sebeplerden bazıları bilinmekle beraber, tamemen açıklamaya yetecek kadar olgu henüz yoktur.  Bir endometriozis sebebi olarak; adet kanının rahimin tüplerinden geçmesi ve geriye doğru karın içine akması olarak gösterilir. Bu sebeple de karın duvarı içerisine taşınan endometrium hücreleri, buraya yerleşir ve büyür. Az da olsa tüm kadınlarda bu şekilde bir geriye akış söz konusudur. Fakat bağışıklık sistemi ya da hormonal sisteminde sorun olan kişilerde endometriozis gelişitiği düşünülmektedir.  Bir başka endometriozis sebebi olarak da: endometrial dokunun rahim içerisinden kan damarları ya da lenf yoluyla vücudun diğer alanlarına yayılması gösterilir.  Genetik olarak da yatkılığın söz konusu olduğu düşünülür.

Bir diğer düşünceye göre ise: kadın henüz embriyo iken, gelişen doku artıkları yetişkin dönemde endometriozise yol açabilir.

Endometriozis önlenebilen bir hastalık mı?

Endometriozis önlenebilen bir hastalık değildir. Şayet tedavi edilmez ise, ilerleyerek çeşitli sorunlara yol açabilir.

Endometriozis Tanısı Nasıl Konur?

Endometriozis için teşhis, laparaskopi ismi verilen ve anestezi uygulanan bir cerrahi işlemle kesin olarak konulur. Uzman, muayene sırasında endometriozis odaklarını eliyle hissedebilir. Ancak endometriozisin kesin teşhisi için laparaskopi şarttır. Tanı, kesin olarak koyulduktan sonra tedaviye başlanmalıdır. Çünkü, kimi zaman yumurtalık kanseri endometriozis ile aynı belirtilere sahip olabilmektedir. Laparaskopi ile endometriozis alanlarının yerleşim bölgeleri, ve yaygınlığı tespit edilebilir.

Laparoskopi sırasında hastalığın şiddetine göre evre 1’den 4’e kadar sınıflama yapmak mümkündür.

1. Derece hastalık; hafif,

4. derece hastalık; ileri evre hastalığı ifade eder.

Evre I : Minimal

Evre II : Hafif

Evre III : Orta

Evre IV : Şiddetli

Endometriozis Tedavisi

Endometriozis  hastalığı için farklı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Fakat kesin bir tedavi henüz belirlenmemiştir.  Çalışma ve araştırmalar, endometriozisin devamı ya da tekrarlama riskinin oldukça fazla olduğunu ortaya koymuştur. Ağrı kesiciler çoğunlukla endometrioziste meydana gelen ağrılar için uygulanır. Hormonlarla yapılan tedavi ise yumurtlamanın mümkün olan en uzun bir sürede durdurulması için yapılır. Bu tedavi esnasında ve kimi zaman yıllar sonra endometriozis de gerileme oluşabilir.

Hormonal tedavi; doğum kontrol hapları, progesteron ilaçları, testosteron türevleri (danozol), ve GnRH agonistlerini (gonadotropin salıcı hormon ilaçları) uygulanır.

Yapılan çalışmalar, endometrioziste kalıtsal bir geçiş olabileceğini ortaya koymuştur. Bu sebeple de hastaların bebeklerinde de endometriozis riski bulunabilir.

Laparoskopik ya da klasik teknikle uygulanan cerrahi ile endometriozis lezyonları alınabilir ya da yok edilebilir. Bu şekilde belirtiler azaltıllabilir, hamileliğin oluşma şansı arttırılabilir.  Buna karşın hastalığın tekrarlama riski de oldukça yüksektir.

Endometriozis tedavisi ilaç ve cerrahi tedavi olarak ikiye ayrılır

Endometrioziste İlaç Tedavisi:

İlaç tedavisi ile kalıcı çözümler bulmak, çoğu zaman zordur. İlaç tedavisinin bu hastalıkta etkinliği kısıtlıdır. Özellikle erken evre endometrioziste adet dönemlerinde yaşanan ağrıları engellemek, adeti düzene sokmak ve endometriotik odakları baskılamak adına ilaç tedavisine başlanabilir. Bunun dışında cerrahi tedaviyi tercih etmeyen ya da uygun olmayan, şiddetli pelvik ağrısı yaşayan kadınlar için de kullanılabilir.  Endometriozis hastalığına sahip kişilerde tüp bebek tedavisi öncesi de ilaç tedavisi uygulanabilir.

Endometrioziste kullanılan ilaç tedavileri; doğum kontrol hapları, progestinler, danazol ve GnRH analoglarıdır

Hafif evrelerde spontan gerileme olabilir ancak bir zaman sonra hastalık ilerleyedebilir.

İlaç  tedavisi  ile hastalığın geçici olarak durdurulabilir. Bunun yanın da gerileyebilir de ancak tedavi kesilirse hastalık tekrarlayabilir.

Tüp bebek tedavilerinde hamilelik şansını arttırmak adına GnRH analoglarının 3 ay kullanılması fayda sağlayabilir.

Menopoz dönemindeki kadınlarda bu hastalık çoğunlukla gerileme gösterir. Hormon desteği alan ya da Tamoxifen kullanan kadınlarda ise hastalık bir süre gerileyip tekrar belirti verebilir.

Endometrioziste Cerrahi Tedavi:

Endometrioma mevcudiyetinde, derin infiltratif endometriozis durumlarında, ileri evre hastalıkta cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulabilir. Bu cerrahi yöntem laparoskopi ile uygulanır.

Laparoskopi ardından  %10 ile %30  oranında endometriozisin tekrarlama riski vardır.

Endometriomaların laparoskopi ile tedavi edilmesi için aşağıdaki teknikler uygulanır:

  • kist  duvarının soyulması çıkarılması,
  • kist duvarının yakılması,
  • kistin içeriğinin boşaltılması   

Kistlerin tekrar oluşması  ve  operasyon ardından yapışıklıkların meydana gelmesi açısından saydığımız teknikler karşılaştırılınca:  kistin duvarının çıkarılmasının ya da duvarının yakılmasının, boşaltılmasına  oranla daha avantajlı olabileceği düşünülmektedir.

Yalnızca kistin boşaltıldığı durumlarda ise kistin yeniden ortaya çıkma riski,  %80’lerde olduğu için, bu yöntemin uygulanması pek tercih edilmez.

Hasta İçin Olumsuzluk Yaratabilen Durumlar

  • Açık yapılan ameliyatlar,
  • Ameliyat sırasında sağlam yumurtalık dokusunun muhafaza edilmemesi,
  • Tüplerin hasara uğratılması,
  • Barsakların hasar görmesi
  • Cerrahi uygulamanın yarım bırakılması, geride kistin bir bölümünün bırakılması

Tedavi hastanın durumuna göre belirlenir.

Kısırlık ve Endometriozis  Cerrahi Tedavisi

Evre I ya da II şeklinde isimlendirilen minimal ya da hafif endometriozis durumlarında tedavinin gebelik için ne kadar fayda sağladığı belli olmamaktadır. Erken evre endometrioziste laparoskopik tedavinin doğurganlık yetisini arttırdığına dair araştırmalar yapılmıştır.Kısırlık sorunu olan bir kadında endometriozis teşhis edildiği zaman, görülebilen bütün endometriozis alanları yok edilmelidir. Bu sebeple bu alanların kesilip çıkarılması olasıdır. Oluşan yapışıklıklar açılabilir ya da lazer ile yakılabilir. Bu tekniklerinin hangisinin daha üstün olduğu ise kesin bir şekilde belirtilmemekle birlikte, bu karar uzmana ve hastanın genel durumuna göre bağlıdır. Bu yöntemler hamilelik sağlanmasına yardım edebilir. Cerrahi uygulanmayan kısımda, 3 kere aşılama tedavisi uygulanabilir. Hamilelik ise hala gerçekleşmez ise tüp bebek tedavisine geçilir.

Fakat endometriozisi oldukça ilerlemiş olan hastalarda doğrudan tüp bebek tedavisine geçilmelidir.

Kısırlık sorunu olan kadınlarda cerrahi müdahale ardından en yüksek hamilelik oranları ilk 6 ay içinde sağlanır. Bu sebeple bu süreç içerisinde, hastaya medikal tedavi uygulanmamalıdır. Hamileliğin baskılanmasına yol açılmamalıdır.

Endometriozis hastalığına sahip kişilerde cerrahinin bebek sahibi olmaya katkısını belirleyen etkenler ise;

  • Kadının yaşı,
  • Yumurtalık rezervleri,
  • Kısırlığın süresi
  • Bu hastalığın yanında başka sorunların da olup olmaması.

Ameliyat planlanan hastalarda yumurtalıklardaki  yumurta sayısı oldukça önem teşkil eder. Bu sebeple çok iyi değerlendirilmelidir. Bunun sebebi de uygulanacak operasyon, sınırda yumurta rezervi olan kişinin erken menopoza girmesine yol açabilir. Yumurta sayısında azalma olduğu teşhis edilen kişilerde, kistlere cerrahi olarak dokunulmadan doğrudan tüp bebek tedavisi tercih edilmelidir.

Pelvik Ağrı ve Endometriozis Cerrahi Tedavisi

Kişinin esas rahatsızlığı ağrılar ise,  laparoskopik yöntem ile cerrahi ile olarak odakların çıkarılması, yakılması ve yapışıklıkların açılması hastanın ağrı sorununu hafifletecektir.

Oldukça şiddetli ağrı sorunu olan kişilerde endometriozis alanlarının yok edilmesine ilave olarak  sakrouterin sinir ablasyonu  da uygulamak söz konusu olabilir. Bu müdahale ile pelvik bölgede ağrıyı taşıyan sinir liflerine odaklanılır.  Bu uygulama damarlara yakın yapılır. Sinirlerde de hasara yol açar. Bu sebeplerden dolayı riskli bir yöntemdir.

Cerrahi işlem ardından doğum kontrol hapları uygulanır. Bu cerrahinin kişide yarar sağlamadığı durumlarda geçici menopoz oluşturan ilaçlar 6 ay olarak uygulanabilir. 6 aydan fazla kullanılması önerilmez. 6 ay sonra hastada belirli bir rahatlık söz konusu olabilir.Ancak bir süre sonra tekrar hasta bu şikayetlerden mustarip olacaktır.

Bazı endometriozis vakalarında kişi ailesini tamamlamış ise, rahim yumurtalıkları alınabilir.

Yorumlar

Bir yorum yazınız