9 Soruda İlaçsız Tüp Bebek Tedavisi
RANDEVU AL

HEMEN RANDEVU AL

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

 

9 Soruda İlaçsız Tüp Bebek Tedavisi

9 Soruda İlaçsız Tüp Bebek Tedavisi

Klasik tüp bebek tedavisinde, yumurtalar olgunlaşır ve sonra işleme alınır. Ancak ilaçsız tüp bebek tedavisinde yumurtalar olgunlaşmadan toplanır.  Toplanan bu yumurtaların, laboratuvar koşullarında olgunlaşması sağlanır. İlaçsız tüp bebek tedavisinin esas hedefi ise, yumurtaların olgunlaştırılması içi kullanılan ilaçlara başvurmadan tedavinin başarılı şekilde tamamlanmasını sağlamaktır. Bazı anne adaylarının bünyeleri bu ilaçlar dolayısı ile zarar görebilir. Bu sebeple ilaçsız tüp bebek yöntemine başvurularak, ilaçlardan zarar görmeleri engellenir.  İlaçsız tüp bebek tedavisi yönteminde anne adayına oldukça tölare edilebilen miktarlarda hormon verilir.  Büyümesi takip edilen yumurtalar arzu edilen boyuta eriştiğinde genel anestezi uygulanarak, iğne aracılığı ile toplanır. Toplanmış olan bu yumurtalar, laboratuvar koşullarında özel sıvılar içinde bekletilir. Bu şekilde yumurtalar olgunlaştırılır.  Daha sonra ise, baba adayından elde edilmiş olan sperm örnekleri mikroenjeksiyon yöntemi kullanılarak yumurtanın içine doğrudan olarak enjekte edilir. Son aşama olarak da oluşturulan embriyolar, anne adayının rahmine transfer edilir.

İlaçsız Tüp Bebek (IVM) Avantajları Nelerdir?

  • Tedavinin zor olmaması
  • Tedavinin kısa sürede tamamlanabilmesi, yaklaşık olarak 8-10 gün içerisinde
  • Herhangi bir yan etkisinin bulunmaması
  • Komplikasyonlara sebep olmaması
  • Merkezin 1-2 defa ziyaretinin yeterli olması
  • Yapılan enjeksiyon sayının 2-3 ile sınırlı olması
  • Kan alma işlemi yapılmaz
  • Maliyetinin daha az olması

İlaçsız tüp bebek tedavisinin dezavantajları nelerdir?

İlaçsız tüp bebek tedavisi ile her zaman arzu edilen kalitede yumurtalar elde etmek mümkün değildir. Bunun dışında hamilelik oranları klasik tüp bebek yöntemine göre daha az olmaktadır.

İlaçsız tüp bebek tedavisi kimlere uygulanamaz?

İlaçsız tüp bebek tedavisi yaşı ilerlemiş kadınlara uygulanan bir yöntem değildir.

İlaçsız tüp bebek tedavisinin başarı oranı nedir?

İlaçsız tüp bebek tedavisinin başarı oranları %30 civarlarındadır.

İlaçsız tüp bebek tedavi yönteminin süresi ne kadardır?

İlaçsız tüp bebek tedavisi yaklaşık olarak 8-10 günde tamamlanmaktadır. Bu süreç içinde adayların merkeze 1-2 defa gelmesi yeterlidir. İşlemlerden tamamlandıktan sonra günlük hayatlarına dönebilmektedirler.

İlaçsız tüp bebek tedavisinin maliyeti ne kadardır?

İlaçsız tüp bebek tedavisi ile klasik tüp bebek tedavisinin maliyet olarak bir farkı yoktur. Maliyet olarak avantajlı tarafı, ilaç masraflarının olmamasıdır. Tüp bebek tedavilerinde maliyetinin büyük bir kısmının ilaçlar tarafından oluşturulduğu göz önününe alınınca, ilaçsız tüp bebek tedavisinin oldukça ekonomik olduğu anlaşılabilir.

İlaçsız tüp bebek yöntemi yaygın olarak kullanılan bir yöntem midir?

İlaçsız tüp bebek tedavisi, dünya çapında oldukça yaygın bir kullanım alanına sahiptir. Aynı şekilde ülkemizde de birçok tüp bebek merkezi tarafından uygulanmaktadır.

İlaçsız tüp bebek yöntemini hangi adaylar tercih etmelidir?

  • Adaylardan bazıları, tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlara karşı reaksiyon gösterir. Bu sebeple de yumurtalıklar, bu ilaçlara aşırı cevap verir. Bunun sonucunda da karında ve akciğerde sıvı toplanır. Bu duruma OHSS, yani overin hiperstimulasyon sendromu adı verilir. İlaçsız tüp bebek tedavisi,
  • İlaçlara bu reaksiyonu verme eğilimi olan kişilere
  • OHSS gelişme riski fazla olan PKOS (Polikistik Over Sendromu) kişilerinde özellikle tercih edilir.
  • Endometriozis sorunu olan kişilere,
  • İlaçlara yanıtı zayıf olan kişilerde,
  • Erkek kaynaklı kısırlıklarda,
  • Kanser tedavisi gören kişiler için kullanılan ve uygun olan bir yöntemdir.

Mikroenjeksiyon Uygulamasında En İyi Sperm Seçimi

Gebelik şansını arttırmak adına, kaliteli embriyo faktörü oldukça mühimdir.  Tercih edilmiş olan sperm hücresi, görüntü itibari ile kaliteli dursa dahi, hücredeki kromozom sayı fazlalığı ya da eksikliği, olgunluğu hakkında görüntüsü ile bilgi almak oldukça zordur. Sperm hücresinin DNA sı herhangi bir şekilde hasar almış ise, hamilelikte meydana gelebilecek düşük riski oldukça artış gösterir.  Mikroenjeksiyon yöntemi için sperm hücresinin seçimi oldukça önem teşkil eder.

Sperm hücreleri çeşitli sistemler ile büyütülür. Bu şekilde değerlendirilir. Şekil bakımından sorunlu olmayan spermler, diğer sperm hücreleri arasından ayırt edilir.  Sperm hücreleri tercih edilirken, yalnızca sperm hücresinin şekli ele alınmaz.  Şeklinin düzgün olması, DNA’sı hakkında bir bilgi vermez. Mikroenjeksiyon aşamasında spesifik sıvılar ile (Sperm slow) sperm hücrelerinin birbirinden ayırt edilmesi sağlanır. Bu solüsyonlara Sperm slow denilir. Bunun içine yumurtanın etrafında yer alan ve yumurtanın sperm hücresi seçiminde kullanmış olduğu madde yer alır. Bu uygulama ile tercih edilen olan sperm hücrelerinin olgunluklarına ulaştıklarında ve daha önceki seçilme tekniklerine göre yüksek oranlarda normal kromozom yüzdesine sahip olunduğuna dair kesin bir karara varılabilir. Bunun dışında bu seçilme uygulaması ile kaliteli embriyolar sağlanabilir. Bu sayede gebelik oranlarında da artış meydana gelebilir.

Yorumlar

Bir yorum yazınız